YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6174
KARAR NO : 2013/20680
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2012 tarih ve 2008/671-2012/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 12/05/2008 tarihli genel kurulunda hukuka aykırı biçimde oluşturulan yönetim kurulunun çoğunluk hissesi ile ibra edildiğini, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin davalı şirketin geriye doğru son 7 genel kurulunu iptal etmiş olmasının hukuken geçerli bir biçimde hazırlanmış ve ibra edilmiş bilançosunun olmadığı anlamına geldiğini, davalının 13 yıldır kar dağıtmadığını ve yapmış olduğu tüm genel kurulların iptal edildiğini, şirketin gerçek gelirlerini yansıtmayan bilançoları olduğu haliyle gündeme getirip çoğunluk hissesine dayanarak yeniden kabul ve ibra etmesinin kanuna karşı hile anlamına geldiğini, şirketin ödenmeyen kar payları ve geriye doğru yaklaşık 13 yıllık bir süreci kapsayan gelir ve giderlerinin hukuki ihtilaf konusu olup mevcut durum yargıya taşınmış iken 2004-2005-2006 yıllarına ait gelir ve gider tabloları ve bilançoları ile aynı döneme ait faaliyet raporu ve denetçi raporlarının ibra edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin 12/05/2008 tarihli genel kurulunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının öncelikle TTK 381 maddesi gereğince teminat yatırması gerektiğini, esasa ilişkin olarak da, 12/05/2008 tarihli genel kurulun konusunu 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ilişkin yönetim kurulu faaliyet ve denetici raporunun okunması ve yönetim kurulu ile yöneticilerin faaliyetlerinin görüşülerek ibra için oylanması, bu yıllara ait bilançolar ile gelir gider tablolarının okunması görüşülmesi ve ibrası için oylanması, yeni yönetim kurulu üyelerinin ve deneticilerinin seçilmesi, yönetim kuruluna TTK 334 ve 335 maddesi hükümlerine göre yetki verilmesi olup, diğer ortaklar gibi davacının da bu genel kurula katıldığını, muhalefet şerhlerini tutanağa geçirdiğini ve oyunu kullandığını, genel kurulun yasanın öngördüğü usule uygun olarak gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, şirketin bilançosunun ve gelir gider tablosunun gerçeği yansıtmadığı, sahte faturalar ve KDV indirimleriyle ilgili vergi incelemesi başlatıldığı gibi bu konuda yönetim kurulu başkan ve üyeleri hakkında ceza yargılamasının derdest olduğu, bu durumda iptali talep edilen genel kurulda yönetim kurulu ve denetçi ile gelir gider tabloları ve bilançonun ibrasına ilişkin maddenin afaki iyiniyet kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiği ve genel kurulun 3 ve 4. maddelerinin bu nedenle iptal edilmesi gerektiği, iptali talep edilen 5 ve 6 nolu kararlar ile Burhan Erdoğdu, Mustafa Erdoğdu ve Asım Erdoğdu’nun yeniden yönetim kurulu üyeliklerine, İsmail Toksöz’ün ise denetçiliğe seçildiği, yönetim kuruluna TTK 334-335. maddeleri gereğince gerekli iznin verilmesine karar verildiği, eski yönetim kurulunu oluşturan üyelerin ve denetçinin şirketin mali durumunun tam ve gerçeğe uygun olmadığı, şirket hesaplarında bir takım usulsüz işlemler yapıldığı iddiası ile haklarında süregelen ceza davası varken yeniden yönetim kurulu üyeliği ve denetçiliğine seçilmeleri ve yönetim kuruluna TTK 334-335. maddeleri uyarınca gerekli izinlerin verilmesi de afaki iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı şirketin 12/05/2008 tarihli genel kurulunda alınan 3,4,5 ve 6 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.