Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/16066 E. 2011/1306 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16066
KARAR NO : 2011/1306
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in, … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2003 gün ve 2003/454 Esas, 2003/571 Karar sayılı hükmü ile atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilip, bu kararın kesinleşmesinden sonra sanık müdafii aracılığıyla yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü üzerine yapılan yargılaması sonunda; beraatine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 19.01.2009 gün ve 2003/454 Esas, 2003/571 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişiden alınan 19.01.2009 tarihli raporda, suça konu çek üzerindeki “keşideci imzasının sanığın el ürünü olmadığının” belirtilmiş olması; sanığın açmış oldığı menfi tespit davası üzerine Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesince adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 06.01.2005 ve 15.07.2005 tarihli bilirkişi raporlarında ise, “keşideci imzasının kimin eli ürünü olduğunun tespit edilemediği” şeklinde görüş bildirmesi; ayrıca dosya içerisinde bulunan imzaları sanığa ait olduğunda tereddüt bulunmayan, 16.09.2003 tarihli menfi tespit dava dilekçesindeki imzası, menfi tespit davasının 21.12.2004 tarihli oturumunda davacı sıfatıyla attığı imza ile aynı oturumda karşılaştırmaya esas olmak üzere alınan imzaları, aynı davada mahkemesine sunduğu 04.04.2005 ve 21.07.2005 tarihli dilekçeleri altındaki banka hizmet sözleşmesi ve çekin rızası dışında elinden çıktığına dair 21.04.2003 tarihli dilekçedeki imzasının, birbirlerinden farklı olduğunun çıplak gözle anlaşılması karşısında, sanığa ait başka kurum ve kuruluşlarda bulunan karşılaştırmaya esas olabilecek imzaları da temin edilerek, belirtilen belgelerin asılları ve çek aslı Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığı hususunda yeni bir rapor alınması; ayrıca çek üzerindeki ilk cirantanın tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hükme varılması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 gün ve 233 sayılı kararı ile … ilçesi adli teşkilatı kapatıldığından dosyanın İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.