YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5357
KARAR NO : 2012/2927
KARAR TARİHİ : 30.04.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davalı yüklenici şirket tarafından üzerinde yapılacak villa ile birlikte satışı taahhüt edilen taşınmazın muvazaalı olarak davalı …’na devri nedeniyle tapu iptâli, tescil bunun mümkün bulunmaması halinde bedelinin faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın … yönünden reddine, diğer davalılar hakkında kısmen kabulüyle 75.000 euronun tahsiline dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar ile davalı yüklenici şirket arasında 14.04.2004 tarihinde 18.10.2003 tarihli satış ve inşaat yapım sözleşmesine ilaveten ek sözleşme yapıldığı, ek sözleşme içeriğine göre 142 ada 1 parsel sayılı arsa üzerinde villa yapım ve satımı konusunda davacılar ile yüklenicinin anlaştıkları, kararlaştırılan toplam 77.250 euro bedelden 75.000 eurosunun yükleniciye ödendiği, 2004 yılında dava konusu taşınmazın üzerindeki inşaatın tamamlanarak davacılara teslim edildiği anlaşılmaktadır. Sözleşme adî yazılı yapılmakla birlikte ifa ile sonuçlandığı ve davacılara teslim edilmiş olduğundan geçerli hale gelmiştir. Mahkemenin de davalılarca temyiz edilmeyen gerekçesindeki kabulüne göre davacılar tapuyu talep etme hakkını kazanmışlardır.
Davacılar ile davalı … arasındaki uyuşmazlık davalı …’e yapılan satışın muvazaalı olup olmadığı ve bu davalının TMK’nın 1023. maddesindeki tapu kaydına güven ilkesinden yararlanıp yararlanmayacağı noktasında toplanmaktadır. TMK’nın 1023. maddesi hükmünce tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur ise de; davalı …’in kendi tanığı …’ın beyanına göre dahi … bir özel bankada çalışmakta olup davalı şirket yetkilisiyle daha önce para alışverişinde bulundukları anlaşıldığı ve yine tüm dosya kapsamı ile davalı …’in dava konusu yeri satın almadan önce bu yerde davacıların oturduğunu bildiği gibi, banka memuru olan bu davalının aynı gün davalı şirket yetkilisi …’den 5 adet taşınmazı satın almasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, bu şekilde davalı …’in dava konusu yerin davacılara satıldığını bildiği ya da bilecek durumda olduğu anlaşıldığından, iyiniyet savunmasının dinlenemeyeceği, bu davalıya tapuda yapılan devrin muvazaalı olduğunun kabulü zorunludur.
Bu durumda davacıların tapuda devir yapılmaması nedeniyle ödemedikleri 2.250 euro satış bedeli ödenmek koşuluyla davalı … adına olan tapu kaydının iptâl ve tesciliyle ilgili istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 30.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.