Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/654 E. 2011/4916 K. 12.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/654
KARAR NO : 2011/4916
KARAR TARİHİ : 12.12.2011

Kaçırma ve sarkıntılık suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; cinsel taciz ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.11.2005 gün ve 2003/37 Esas, 2003/408 Ek Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın bedensel temasta bulunmaksızın cinsel organını çıkarıp göstermekten ibaret eyleminin TCK.nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçu kapsamında kaldığından, mağdurenin beyanının alındığı 15.04.2003 tarihinde mağdurenin dinlenilmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişinin bulundurulmaması anılan tarihte 5271 sayılı CMK. yürürlükte bulunmadığından, Mahkemece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken TCK.nun 53. maddesinin tatbiki sırasında anılan Kanun maddesinde sayılan hakların hangilerinden hangi sürelerle yoksun kılınacağının belirtilmemesi ise bu husus infaza ilişkin olduğundan, sanık hakkında uygulanan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 431. maddesinde öngörülen cezanın alt sınırı itibariyle hüküm tarihinde yürürlükteki haliyle CMK.nun 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanması zorunlu ise de; Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/74-159 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, CMK.nun 150. maddesinin, 5560 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değiştirilmesinden sonra alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar için müdafii atanması zorunluluğunun getirildiği, zorunlu müdafii atanması koşullarının ortadan kalktığı, bu nedenle telafisi mümkün bulunmadığından, tebliğnamedeki bu hususlar nedeniyle bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Cinsel taciz suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Oluşa uygun şekilde sanığın işlediği kabul olunan cinsel taciz suçunun 765 sayılı TCK.nun 421. maddesinde tanımlanın sarkıntılık suçuna temas ettiği, anılan bu suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle, 765 sayılı
TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu, suç tarihi olan 15.09.2002’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında cinsel taciz suçundan açılan kamu davasının aynı Kanunun 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.