Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/990 E. 2011/4936 K. 13.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/990
KARAR NO : 2011/4936
KARAR TARİHİ : 13.12.2011

Zorla alıkoyma ve ırza geçme suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; sanığın eylemlerinin ırza ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarını oluşturduğunun kabulüyle bu suçlardan mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.02.2006 gün ve 2006/14 Esas, 2006/46 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın savunmaları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın, 13 yaşındaki mağduru “arabama sen mi taş attın, gel seninle konuşalım” diyerek aracına alıp, yaklaşık 5 km mesafedeki ıssız bir yere gece vakti götürdüğü, bu suretle reşit olmayan mağduru hile ile kaçırıp alıkoyduğunun anlaşılmasına ve eylemin mahkemece de bu şekilde kabul edilmesine karşın sanığın, 765 sayılı …nun 430/1 ve 5237 sayılı …nun 109/2, 3-f, 5. maddeleri usulüne uygun biçimde karşılaştırılıp bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde rızası ile alıkoyma suçundan karar verilmesi,
Mağdurun, … Devlet Hastanesinin 28.04.2004 tarihli raporunda “anal ragatlar (yüzeysel deri çatlağı) ile rektal tuşede relaksasyon (gevşeme) bulunduğu ve bu muayenesi ile şahsın fiili livataya maruz kaldığının” belirtilmesine rağmen; Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından verilen 22.10.2004 tarihli raporda “bu bulguların fiili livataya teşebbüs veya tasaddi esnasında meydana gelebileceği”nin bildirildiği, eylemin vasıflandırılması bakımından iki rapor arasında oluşan çelişkinin Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken ırza geçme suçundan açılan davada eksik soruşturmayla yazılı şekilde tasaddi suçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. meddeleri uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.