YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2227
KARAR NO : 2013/5851
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.10.2011 gün ve 2009/254 Esas, 2011/253 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 13.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy)
Karşı Oy
Sanık …’in torunu mağdure …’e yönelik, ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu gerçekleştirdiğine dair sübuta yeter tam bir vicdanı kanı verecek kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı görüşündeyiz. Şöyleki;
Mağdure …, anne ve babası ayrı yaşayan 13-14 yaşlarında bir çocuktur.Anne babası ayrı yaşadığı ve babasının düzenli bir yaşamı olmadığı için önce amcası …’ın yanında çocukluk yıllarını geçirdiği, onun vefatı üzerine halası …’nun yanında kaldığı, orada sıkıntılar yaşayınca dedesi …’in yanına getirildiği, babaannesinin vefatından sonra önce … daha sonrada
… isimli amcalarının yanında kalmaya başladığı, yengeleriyle sorunlar yaşamasından sonra tekrar dedesi sanık …’ın yanına döndüğü, buradayken dedesinin izniyle annesiyle görüşmeye başladığı ve yine dedesinin izniyle annesinin yanında yaşamaya başladığı, bir müddet sonra dede ile anne arasında yaşanan sorunlardan dolayı sanık dedenin mağdureyi geri almak istediği, mağdurenin annesinin yanında kalmak istediği, bu sırada intihara teşebbüs ettiği ve bu olaylar üzerine de mağdurenin … kurumuna yerleştirildiği, bu kurumdayken dedesinin son iki yıllık dönemde kendisine basit cinsel istismar eylemlerinde bulunduğunu iddia ettiği görülmüştür.
Mağdure, kendisinin bu beyanlarına delil olarak, ayrıca dedesinin birlikte yaşadığı … asıllı bayana yanında iki tanık varken dedesinin kendisine cinsel istismarda bulunduğunu anlattığını ifade etmiştir.
Mağdurenin sanık dedesiyle ilgili bu iddiasını aradan uzun bir aradan sonra dile getirmesi, anlatımlarında ayrıntı bulunmaması, annesi ile dedesi yanında kalma konusunda çıkan sorunlardan ve tercihini annesi yanında kalmaktan yana yapmasından sonra sanık dedesine yönelik bu iddialarını dile getirmesi, mağdurenin kendisinin gerçek babasının yaşamının düzgün olmamasından dolayı kendisini korumaya yönelik olarak dedesinin babasıyla görüşmesine izin vermediği beyanı, sanık …’ın birlikte yaşadığı … asıllı tanık …’ın ve yanındaki iki tanığın mağdurenin iddia ettiği şekilde ayrıntılı ve açık bir şikâyet ve anlatımın dile getirilmediğini ifade etmeleri, yine bu anlatımında kaynağının mağdurenin kendisi olup annesiyle görüşmeye başladığı dönemden sonraya ait olması, ana babanın ayrı yaşaması nedeniyle düzenli ve istikrarlı olarak sabit bir yerde kalma sorunu yaşayan mağdurenin son dönemde daha önceki yıllarda görüşmediği annesiyle görüşmeye başlayıp onunla kalmak istemesinden sonra bu konunun gündeme gelmesi ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendiğinde sanık dedenin atılı suçu işlediğine dair tam bir vicdani kanaat verecek, mahkûmiyetine yeter kesin deliller bulunmadığı düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.