YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11350
KARAR NO : 2013/6325
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar …, …, …, … ve … ile kasten yaralama suçundan sanık … ‘ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.11.2008 gün ve 2006/389 Esas, 2008/626 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar …, … ve … müdafileri ile sanıklar …, … ve … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar …, …, … ve … haklarında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan Yerel Cumhuriyet Savcılığınca zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Sanıkların nüfus kayıt örnekleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla alındığından bu eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.
Katılan sanık … vekilinin temyizinin sadece katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıklar …, …, … ve … haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar …, … ve …’nin diğer sanık …’in cinsel amaçla işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna TCK.nın 37/1. maddesi kapsamında suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren fail olarak iştirak ettikleri anlaşıldığı halde, haklarında aynı Kanunun 109/5. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetlerinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve
bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ile sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hükümlerden çıkartılarak yerine “TCK.nın 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyları üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar; alt soyları haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … ve katılan sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanık …’ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla alınan nüfus kayıt örneğinden 17.04.2010 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, mahallinde gerekli araştırma yapılarak 5237 sayılı TCK.nın 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca mahkemesince bir karar verilmesi lüzumu,
Tüm dosya içeriğinden, mağdur sanık …’in diğer sanıklarla birlikte evlerine girip cebir kullanarak kaçırdığı katılan sanık …’yi kolluk görevlilerine yakalanmamak için uzun süre dolaştırıp, önce sanık …’un evine götürüp son olarak hakkında beraat kararı verilen …’ün evine götürdüğü, burada … ile kaldıkları odanın kapısını içeriden kilitledikten sonra ona sarılıp öpmeye çalışması üzerine katılan sanık …’nin rahatsızlandığını söyleyerek lavaboya gittiği ve mutfaktan aldığı bıçakla odaya döndüğü, mağdur sanık …’in yeniden kapıyı kilitleyip kendisi ile cinsel ilişkiye girmek istediğini gösteren davranışlarda bulunması üzerine elindeki bıçağı onun karın boşluğuna vurarak basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında, evde bulunan diğer kişilerin … ve sanığın arkadaşları olduğu ve mağdurenin onlardan yardım ietemesinin beklenemeyeceği de gözetildiğinde, kendisine yönelik gerçekleşip, devam eden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi sırasında ve gerçekleşmesi muhakkak görülen cinsel saldırı eylemine karşı, o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile
orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile gerçekleştirdiği kasten yaralama eyleminin meşru savunma niteliğinde bulunduğu ve TCK.nın 25/1. maddesine göre katılan sanık … hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Sabıka kaydı bulunmayan katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan 25 gün hapis cezasının, TCK.nın 50/3. maddesine göre aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda mağdur sanık …’in dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak katılan sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.