Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/15507 E. 2013/5950 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15507
KARAR NO : 2013/5950
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.07.2008 gün ve 2007/609 Esas, 2008/432 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere, hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, 28.07.2008 günlü kararda ise, kanun yoluna başvuru şekli gösterilmemesi nedeniyle, aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre, temyiz süresinin geçirilmesinde sanık ve müdafiin kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın yokluğunda verilen ve kendisine 17.09.2008 tarihinde tebliğ edilen hükmü 25.07.2008 tarihinde temyiz eden sanık müdafiin dilekçesi eski hale getirme yoluyla süresinde yapılmış temyiz başvurusu olarak kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık resmî nikâhlı eşi olan ve ayrı yaşadığı mağdureyle evliliğini devam ettirmek için cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği halde, hakkında TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması; mağdureyi kaçırırken kolunu sıkarak ve çekiştirerek basit tıbbi müdahale ile yaralanmasına neden olmak suretiyle şahsına zarar verdiği ve mağdurenin annesi …’ın mağdurenin, sanık tarafından kaçırıldığını … Polis Karakoluna ihbar ederek şikâyetçi olması üzerine soruşturmanın başlamasından sonra mağdureyi serbest bıraktığından koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, hakkında TCK.nın 110. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.05.2009 gün ve 2009/2-2 Esas, 2009/115 sayılı Kararında vurgulandığı gibi sanık hakkında … 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.07.2007 gün ve 2006/866 Esas, 2007/17 Karar sayılı ilamıyla kasten yaralama suçundan tayin olunan adli para cezasının miktarı itibarıyla 1412 sayılı CMUK.nın 305/2. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesi uyarınca aynı Kanunun 53/1-c maddesinde düzenlenen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğun koşullu salıverilmeye, diğer kişiler üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri yönüyle ise hak mahrumiyetinin cezanın infazı tamamlanıncaya kadar hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak “TCK.nın 58. maddesi uyarınca sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ve “TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümler hükümden çıkartılarak, hak yoksunluğu ile ilgili bölüm yerine “Sanığın TCK.nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d), (e) bentlerinde belirtilen haklarından mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, (c) bendindeki haklarından yalnız kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.