Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/125 E. 2013/17186 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/125
KARAR NO : 2013/17186
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2011 tarih ve 2008/248-2011/241 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı/birleşen davada davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili birleşen (2009/301 Esas) davada, müvekili şirketin ürettiği sünnet külotuna tasarım tescil ve faydalı model belgesi aldığını, davalının müvekkilinin tasarım ve faydalı modeline tecavüz oluşturacak şekilde sünnet külodunun taklidini üretip sattığını ileri sürerek, endüstriyel tasarım tesciline tecavüzün tespitini, tasarıma ve faydalı modele tecavüzün durdurulmasını, tecavüz suretiyle üretilen külotlara el konulmasını, haksız rekabetin tespitini ve durdurulmasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli faydalı modelden doğan haklarını kullandığını, ürününün davacı ürününden farklı olduğunu, davacı ürününün yenilik ve ayırtedicilik vasfından uzak bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının kendi adına kayıtlı faydalı model belgelerine uygun üretim yaptığı, davacının faydalı model ile tasarımlarını ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı …’a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 54,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı/birleşen davada davacıdan alınmasına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.