YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/901
KARAR NO : 2013/17215
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2012 tarih ve 2011/61-2012/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılından beri inşaat yapı-teknik malzemeleri ve mühendislik konusunda ticari faaliyet sürdürdüğünü, inşaat yapı sektöründe tanınan bir marka olduğunu, bir yıl önce de limited şirketten anonim şirkete dönüştüğünü, müvekkilinin OLBA markasını 2005 yılında 2005/26375 tescil no ile kendi adına tescil ettirdiğini, buna karşılık davalının da 10.11.2010 tarihinde kurularak müvekkilinin ticaret unvanı ve markası olan OLBA ismini hem marka hem de ticaret unvanı olarak kullanmakta olduğunun haricen tespit edildiğini, davalının müvekkilinin markasından ve unvanından haberdar olup kötü niyetli olduğunu, davalı ürünlerinde OLBA ibaresinin yer aldığını, faturalarda da bu ibarenin büyük ve koyu yazılarak aslında vurgulandığını ileri sürerek, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, davalının ticaret unvanından “OLBA” ibaresinin terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin OLBA kelimesini, farklı eklerle yalnızca ticaret unvanı amacıyla, tabelasında ve faturasında kullandığını, marka tanıtımına yönelik iltibas yaratacak şekilde kullanımının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, dava konusu kullanımının markasal bir nitelik taşıyıp, davacının tescilli marka hakkını 556 sayılı KHK. m. 9, 61 kapsamında ihlal ettiği, davacı ticaret unvanı ile davalının ticaret unvanı arasında iltibas tehlikesi olup, TTK. m. 54 gereğince davalı ticaret unvanından OLBA kelimesinin terkini koşullarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.