Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/244 E. 2013/17217 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/244
KARAR NO : 2013/17217
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.09.2012 tarih ve 2011/550-2012/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin (150) payla ortağı olduğu davalı şirketin 25.07.2000 ve sonraki tarihli genel kurul toplantıları ile ilgili olarak Anasözleşmenin 13. maddesince ilan ve çağrı merasiminin yerine getirilmediğini, müvekkil adına sahte imzalar atıldığını, bunun TTK’nın 361. maddesince iptal nedeni olduğunu ileri sürerek, anılan tarih ve sonrasındaki genel kurul kararlarının ve buna bağlı olarak alınan yönetim kurulu kararlarının iptalini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 07.07.2006 tarih 2006/7222 Esas, 2006/8142 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, çağrısız yapılan genel kurul toplantılarına ilişkin hazirun cetvellerindeki imzaların davacıya ait olmadığı, davacının iddia ettiği gibi, genel kurul toplantılarına katılmadığı, davacının katılmadığı dava konusu genel kurul toplantılarında alınan kararların yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı şirketin 25/07/2000 tarihinde yapılan 1999 yılına ait olağan genel kurul toplantısının, 11/06/2001 tarihinde yapılan 2000 yılına ait genel kurul toplantısının, 06/06/2002 tarihinde yapılan 2001 yılına ait genel kurul toplantılarının yok hükmünde olduğunun tespitine ve bu toplantılarda alınan kararların iptaline; davacının yönetim kurulu kararlarının iptaline yönelik talebi hakkında ise, kural olarak yönetim kurulu kararlarının iptalinin istenemeyeceği ancak ortakların kişisel haklarını ihlal eden yönetim kurulu kararlarının iptalinin talep edilebileceği, dava tarihine kadar alınan 28/07/2000 tarihli 14 nolu ve 07/06/2002 tarihli 18 nolu yönetim kurulu kararlarının imza yetkisinin yeniden tanzimi ile ilgili olduğu, doğrudan davacının kişisel haklarını ihlal eden kararlar olmadığı gerekçesiyle yönetim kurulu kararlarının iptaline yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.