Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3546 E. 2013/19573 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3546
KARAR NO : 2013/19573
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2012 tarih ve 2011/163-2012/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların Selnikel Isıtma ve Klima Cihazları A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduklarını, şirkete ait bir kısım taşınmazı değerinin altında sattıklarını, bu itibarla şirket malvarlığının ve ortakların kar payı alacağının haksız bir şekilde azaltıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ve diğer mirasçıların ortaklık hakkına miras şirketi olarak sahip bulunduklarını, davanın bu miras şirketi tarafından birlikte açılabileceğini, söz konusu taşınmazın üzerinde satış tarihinde İl İdare Kurulu’nca verilmiş kamu yararı kararı ve belediye imar planında “mesleki ve teknik öğretim tesisleri alanı” şerhinin bulunduğunu, yönetim kurulunun 2005 yılında murisin itirazı olmaksızın ibra edildiğini, şirkette sadece yüzbinde beş hisse sahibi davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, hakkın suistimali niteliği taşıdığını, davacının doğrudan bu davayı açamayacağını zira öncelikle genel kurul kararı alıp denetçi tarafından davanın açılmasını sağlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu hakkında ibra kararı alındığı, bilançolar ve gelir tablosunun okunup tasdik edildiği, genel ibra kararının sorumlu organ üyelerinin tamamını, bütün hesap ve faaliyet dönemini kapsadığını, geçerli ibra nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, payı devralan mirasçıları da bağlayacağını, taşınmaz satışlarının bilanço ve faaliyet raporunda gösterildiği, satıştan elde edilen gelirin sermayeye eklenmesi hususunda 30.03.2005 tarihi itibariyle genel kurul kararı alındığı, bu itibarla ortakların satış fiyatından satıldığı yıl itibariyle haber aldıkları, genel kurul tarihinde zamanaşımı süresinin işlemeye başlayıp dava tarihi itibariyle TTK 309’uncu maddesi uyarınca 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.