YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/134
KARAR NO : 2013/17223
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2012 tarih ve 2012/133-2012/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından, dava dışı sigortalıya yangında uğradığı zarar nedeniyle 17.950,00 TL tazminat ödendiğini, bu tazminatın TTK 1301. maddesi gereğince rücuen davalılardan tahsili için Diyarbakır 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1766 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, borçlunun %40’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekiline duruşma gün ve saatinin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği, ancak duruşmaya gelen davalı … vekilinin davayı takip edeceğini bildirmesi üzerine, dosya üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak davalı … aleyhine icra takibi başlatmış olması nedeniyle %20 kötü niyet tazminatının davacı şirketten alınarak davalı …’ne verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Ancak, İİK 67/2 maddesi gereğince, itirazın iptali davasında davanın reddi halinde alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığı takdirde, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilir. Somut olayda, davacının haksız olduğu anlaşılmış ise de, kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispatlanmamıştır. Bu durumda davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.