YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15007
KARAR NO : 2011/435
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
Resmi nikah olmaksızın dini nikah kıymak suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 237/5, 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri gereğince 456.300.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine dair Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2004 tarihli ve 2003/340 Esas, 2004/150 sayılı Kararını müteakip, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uyarlanması üzerine sanığın 765 sayılı Kanunun 237/5, 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri gereğince 450,00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ilişkin aynı Mahkemenin 07.06.2005 tarihli ve 2003/340 Esas, 2004/150 sayılı Ek Kararının;
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın hakkında 2000 yılı içinde işlediği resmi nikah olmaksızın dini nikah kıymak suçundan Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2004 tarihli ve 2003/340 Esas, 2004/150 sayılı Kararı ile 456.300.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın bu cezasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararı müteakip sanığın bu kez 03.12.2004 tarihinde işlediği elektrik hırsızlığı suçundan aynı Mahkemenin 30.03.2005 tarih ve 2005/80 Esas, 2005/185 sayılı Kararı ile 2.970,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95. maddesi gereğince daha önce ertelenmiş olan 456.300.000 Türk Lirasına ilişkin cezasının aynen infazına karar verildiği hususları gözetilmeden,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun sanık lehine olan hükümlerinin uygulanması amacıyla dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın 765 sayılı Kanunun 237/5, 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri gereğince 450,00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmettikten sonra, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca cezanın daha önce aynen infazına karar verilmiş olmasına rağmen uyarlama sonucu yeniden ertelenmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11.05.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-46-2367- 2011/5811/26791 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, sanık … hakkında 2000 yılı içinde işlediği resmi nikah olmaksızın dini nikah kıymak suçundan Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2004 tarihli ve 2003/340 Esas, 2004/150 sayılı Kararı ile 456.300.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 28.05.2004 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın bu kez 03.12.2004 tarihinde işlediği elektrik hırsızlığı suçundan aynı Mahkemenin 30.03.2005 tarih ve 2005/80 Esas, 2005/185 sayılı Kararı ile 2.970,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95. maddesi gereğince daha önce ertelenmiş olan 456.300.000 Türk Lirasına ilişkin cezasının aynen infazına hükmedildiği, hükmün 11.05.2005 tarihinde kesinleştiği;
05.05.2004 tarihli kararın infazı aşamasında Cumhuriyet Savcılığının istemi üzerine, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına dair dosya üzerinden yapılan uyarlama incelemesi sonucunda, sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 237/5, 59/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4. maddeleri gereğince 450,00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildikten sonra, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verildiği;
07.06.2005 tarihli kararın, uyarlama işlemi sonucunda verilmiş karar niteliğinde olması nedeniyle ertelemeye hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, uyarlama işlemi sırasında mahkemenin 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca yalnızca lehe kanun hükümlerini saptamak ve uygulamakla yetinmesi gerektiği; uyarlama üzerine verilecek kararda 765 sayılı TCK.nun 95. maddesi gereğince önceki hükmün aynen infazına hükmedilen elektrik hırsızlığı suçuna ilişkin 30.03.2005 tarih ve 2005/80-185 sayılı Ek Kararın gözetilemeyeceği, aksinin hukuka uygun olmayacağı anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden, talebin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık … hakkında 2000 yılında işlediği resmi nikah olmaksızın dini nikah kıymak suçundan Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2004 tarih ve 2003/340 Esas, 2004/150 Karar sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK.nun 237/5, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri gereğince 456,300 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği,
647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelenen bu cezanın denetim süresi içinde,
Sanığın yeniden 03.12.2004 tarihinde işlemiş olduğu elektrik hırsızlığı suçundan aynı mahkemenin 30.03.2005 tarih ve 2005/80 Esas-185 Karar sayılı ilamı ile (hapisten paraya çevrilme sonucu verilen) neticeten 2970 TL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve önceki erteli cezanın (456,300.TL ) da 765 sayılı TCK.nun 95/2. maddesi gereğince aynen infazına karar verildiği, bu kararın da 11.05.2005 tarihinde kesinleşerek infaza verildiği,
Yine, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesi üzerine de aynı mahkemece yapılan uyarlama yargılaması neticesinde 07.06.2005 tarih ve 2003/340 Esas, 2004/150 Karar sayılı ek kararla, sonuç ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülerek eski yasanın lehe olduğundan bahisle, neticeten 450 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın da ertelenmesine karar verildiği,
İnfaz sırasında Afşin Cumhuriyet Savcılığınca, daha önceden ertelenen cezanın aynen infazına karar verildikten sonra, uyarlama sırasında yeniden ertelenmesine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğundan bahisle kesinleşen bu karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesi yönünde Adalet Bakanlığına müracaat edildiği,
Adalet Bakanlığınca, CMK.nun 309. maddesi uyarınca, söz konusu kararda isabet bulunmadığından bahisle Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına kararın yargıtayca bozulması isteminin yazılı olarak bildirildiği,
Başvuru üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2011 tarihli yazılarıyla dairemize ihbar suretiyle kararın bozulması talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar nazara alındığında; sanığın deneme süresi içinde, yeniden 2. bir suç işlemesi nedeniyle erteli cezasının aynen infazına karar verilmiş olması karşısında, artık ertelenmiş bir cezadan bahsedilemeyeceği gibi sanık yönünden erteleme koşullarının devamını gerektiren bir durumunun da (2. bir suç iş1enmesi nedeniyle) bulunmadığı, hal böyle iken hükümlü sanık hakkında 647 sayılı Yasanın 6. maddesi ile CMK.nun değişik 231. maddesinde öngörülen sübjektif koşullardan olan ilerde bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmasından
söz edilemeyeceği, erteleme koşullarının ortadan kalkmış olmasından sonra, var olmayan bir hususun (erteleme nedeninin) yeniden araştırılmasında hukuki yarar bulunmadığından itirazın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı,
Aksine düşüncenin, yeniden uyarlama sonuncu erteleme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, daha sonradan ikinci bir suçun işlenmesi nedeniyle bu erteli cezanın kaldırılarak aynen infazına karar vermek gerektiği, bununda sonuç itibariyle sanığın hukuki durumunda bir değişiklik oluşturmadığı gibi yargılamayı uzatmaya matuf olup davaların kısa sürede ve ucuz şekilde neticelendirilmesi ve usul ekonomisi ilkeleriyle de bağdaşmadığı,
Sonuç itibariyle;
Daha önceden ertelenmiş cezası bulunan sanığın, bu erteli cezanın deneme süresi içerisinde işlemiş olduğu ikinci bir suçtan hüküm giydiği ve erteli cezanın aynen infazına karar verildiği hallerde, bu aynen infazına karar verilen hüküm yönünden 647 sayılı Yasanın 6. maddesi ile CMK.nun değişik 231. maddesinde öngörülen sübjektif koşulların varlığından bahsedilemeyeceğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında hukuka uyarılılık bulunmadığı, açıklanan bu nedenlerle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet olmadığı düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
03.10.2011