Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/378 E. 2011/455 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/378
KARAR NO : 2011/455
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

Mağdurenin beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; mağdurenin beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair, Zile Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2010 gün ve 2009/100 Esas, 2010/122 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suçun niteliğine etkisi bakımından mağdurenin nüfus kaydı getirtilmeden hüküm kurulmuşsa da; UYAP’tan nüfus kayıt örneği temin edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun yalnız “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile koşullu salıverilmesine kadar”, “diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilerek 53/3. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek hükmün bu sebepten dolayı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak hükümde yer alan “TCK.nun 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen hakları

koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına” ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak, yerine “TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca TCK.nun 53/1. maddesinin (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilmesine kadar diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanığın cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi, o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği ve dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, buna karşılık 02.09.2009 günlü iddianamede, sanık hakkında basit cinsel saldırı suçu ve temyize gelmeyen mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından dava açıldığı, mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, ek iddianame ile dava açtırılmadan, sanığa ek savunma … verilerek bu suçtan da mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle CMK. 225. maddesine aykırılık yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.