YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3300
KARAR NO : 2013/19542
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. ASliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.09.2012 tarih ve 2007/459-2012/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 22.03.2002–22.03.2003 tarihleri arasında akaryakıt servis istasyonu kaza sigortası poliçesi düzenlendiğini, bu poliçe uyarınca müvekkili firma tarafından 30.10.2002 tarihinde akaryakıt tanklarından birisinden süper benzin eksilmesi nedeniyle davalı … şirketine müracaat edildiğini, yapılan incelemeler sonucunda (3) nolu akaryakıt tankında sızıntı olduğunun tespit edildiğini, davalı … şirketinin bu hasarın teminat dışı kaldığından bahisle hasar tazminatı ödemeyi reddettiğini, tespit edilen hasarın poliçede belirtilen teminat limitinden fazla olduğunu ileri sürerek, poliçe teminat limiti olan 5.000 TL’nin hasar tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe ile teminat altına alınan rizikonun sadece “akaryakıt tankının delinmesi” sonucu meydana gelebilecek mal kayıplarını kapsadığını, bunun dışında meydana gelecek mal kayıplarında davalı … şirketinin sorumlu olmadığı, hasarın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının verdiği teminatın sadece tank delinmesine yönelik olmayıp, tankın paslanması veya çürümesinden kaynaklanacak mal kayıplarına da yönelik olduğu, ekspertiz raporunda tanktan akaryakıt eksildiğinin tespit edildiği, eksperin, eksilmenin başlangıç tarihini stok takip çizelgesiyle yaptığı takip sonucunda Ekim 2002 tarihinden başladığını ve devam ettiğini doğru olarak saptadığı, dolayısıyla davalı Şeker Sigorta A.Ş.’nin sigorta süresi içinde bulunan Ekim 2002 tarihinden davalının sigorta süresinin bitim tarihi olan 22.03.2003 tarihe kadar 8.037 litre kaçak olduğunun belirlendiği, her ne kadar teknik bilirkişilerce kaçağın yeri sadece evraklar üzerinde değil açılarak görülmesi sonucu kesin ve şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiği belirtilmiş ise de çatlağın tespit edildiği 10.10.2003 tarihinden bu zamana kadar yaklaşık 9 yıl zaman geçtiği, söz konusu tankın çevresinde kazı şeklinde uygulama yapılsa bile, arada geçen sürede tamirat izlerinin kalkmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, bu durumda tamirat izlerinin tespit edilmesinin mümkün olmayacağı ve davaya bir katkı sağlamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığı, mevcut delil durumuna göre, davacıya ait (3) numaralı akaryakıt tankında eksilme olduğuna göre davalı … şirketinin kendi poliçe süresinde meydana gelen davacının zararını ödemesi gerektiği, tankın 15 yıldan az ve yeni olması, yer altı tankının delinmesi, deprem, yer kayması, toprak çökmesi, paslanma ve çürüme neticesinde sızan akaryakıt kaybının teminat kapsamında olduğu, zararın poliçe teminatı olan 5.000 TL’den fazla olduğu, bu nedenle davacının poliçedeki teminat sınırı olan 5.000 TL zarar karşılığı tazminatı davalı … şirketinden talep edebileceği, davacı şirketinin 29.09.2005 tarihli açıklamasına göre rizikonun bilgi ve belgeleriyle birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunması göz önüne alınarak davalı … şirketinin temerrüt tarihinin 11.09.2003 tarihi olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 5.000 TL hasar tazminatının davalı … şirketinden temerrüt tarihi olan 11.09.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 266,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.