YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3423
KARAR NO : 2013/19565
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2012 tarih ve 2009/63-2012/73 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 14/48 oranında hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin açtığı ortaklıktan ayrılmasına izin verilmesi talepli dava devam ederken, kar marjlarının ve satışların durma noktasında olduğu bir zamanda, şirketin mali durumunun da gerektirmemesine rağmen 27.02.2009 tarihli toplantıda şirketin 400.000,00 TL olan sermayesinin 600.000,00 TL’ye çıkartılmasına dair karar alındığını, bu kararın tamamen müvekkilinin sermaye payını ele geçirmeyi amaçladığını, objektif iyi niyet kurallarına aykırılık taşıdığını savunarak sermaye artırımına ilişkin 27.02.2009 tarihli kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen 2009/238 Esas sayılı dosyada davacı vekili, şirketin 01.03.2009 tarih ve 20 sayılı kararı ile şirket müdürü …’a aylık 4.000,00 TL, 21 sayılı kararla da şirket ortaklarından …’e aylık 2.000,00 TL aylık bağlanmasına karar verildiğini, anılan toplantının müvekkiline haber verilmediğini, davet yapılmadığını ileri sürerek müvekkilini zarara uğratmak gayesini taşıyan anılan iki kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen 2009/74 Esas sayılı dosyada davacı vekili, 15.01.2009 tarihli kararla şirketin kar payı dağıtmayacağının belirlendiğini, ancak toplantıya müvekkilinin davet edilmediğini, alınan kararın müvekkilini zarara uğratmak amacını taşıdığını ileri sürerek anılan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ekonomik kriz nedeniyle nakite ihtiyaç duyulduğundan kar payı dağıtılmamasına karar verildiğini, şirket müdür ve ortağına aylık verilmesine ilişkin kararın iptali talebinin hak düşürücü süresi içinde yapılmadığını, …’e aylık verilmesine dair kararın imzalanmadığını, şirket müdürüne maaş bağlanmasının mesaisine karşılık olup nisaba uyularak karar altına alındığını, piyasadaki nakit sıkışıklığı, nakte olan ihtiyaç, yüksek faizle kredi çekmemek için sermayenin arttırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, müdür ve ortaklara aylık verilmesi ve kar payının dağıtılmaması talepleri yönünden her ne kadar davacı ortağa ortaklar kurulu toplantısı için yazılı çağrı yapıldığı veya davacının bilgilendirildiği konusunda delil sunulmamış ise de davacı oyunun karar nisabını etkiliyecek nitelikte olmaması nedeniyle sonuca etkili bir durum teşkil etmediğinin anlaşıldığı, dava konusu 01.04.2009 tarih ve 9 sayılı kararın ise imzalanmadığı ve ortağa herhangi bir ücret ödenmediğinin anlaşıldığı, bu talepler yönünden davanın reddi gerektiği, sermaye artırımı kararının iptali talebi yönünden davacının toplantıda hazır bulunduğu, katılanların 2/3 çoğunluğuyla sermayenin artırılmasına karar alındığı ve davacı ortak tarafından karara muhalefet şerhi konulduğu, bu yönüyle işlemlerin usuli yönden TTK’ya uygun olduğu, 2009 yılı Şubat ayında gerçekleşen sermaye artırımı sonucu şirketin karlılık durumunun artmayıp tam tersine önceki yıllara göre düşme gösterdiği, raporda şirketin işletmede mevcut makinaların da yeterli ve talebi karşılayacak durumda olduğunun vurgulandığı, davalı şirketin sermaye artırımı işleminin afaki iyi niyet kurallarına uygunluk taşımadığı gerekçesiyle asıl dosya yönünden davanın kabulü ile, davalı şirketin 27/02/2009 tarihli toplantıda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline, birleşen 2009/74 ve 2009/238 esaslı dosyalar ile yapılan talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekili ile davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, limited şirket ortaklar kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece 15.01.2009 tarihli şirket kar payının dağıtılmamasına dair ve 01.03.2009 tarihli şirket müdürüne aylık verilmesine dair kararların iptaline ilişkin istemler, davacı ortağa ortaklar kurulu toplantısı için yazılı çağrı yapıldığı veya davacının bilgilendirildiği hususunda delil sunulmadığı, ancak davacı oyunun karar nisabını etkilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Ancak, gerek 15.01.2009, gerekse 01.03.2009 tarihli ortaklar kurulu toplantılarına davacı usulüne uygun çağrılmamıştır. Usulsüz çağrı ortağa red oyu ve muhalefet şerhi aranmaksızın iptal davası açma hakkı verir. Bu nedenle de çağrılmayan ortak toplantıda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep edebilir.
Somut olayda, davacı, iptali istenen kararların kar ve tasfiye payı oranlarının azaltılması, kendinin pasifize edilmesi, zarara uğratılması amacını taşıdığını iddia etmiştir. Davacı 15.01.2009 ve 01.03.2009 tarihli ortaklar kurulu toplantılarına çağrılmadığı için alınan kararlara itiraz edememiş olup davacının payı alınan kararları etkileyebilecek oranda değildir. Bu nedenle de sadece iptal koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekir. Mahkemece, anılan genel kurullarda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı hususu incelenmeksizin yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleştirilen 2009/74 ve 2009/238 Esas sayılı dosyalara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.