Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12387 E. 2012/10938 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12387
KARAR NO : 2012/10938
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

Kişilerin huzuru ve sükununu bozma ve cinsel taciz suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Trabzon 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 10.05.2007 gün ve 2007/93 Esas, 2007/257 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdureye, usulüne uygul şekilde iddianamenin ve duruşma gününün tebliğ edildiği anlaşılmakla, mağdurenin olayın tek görgü tanığı olmadığı, … ve …’un tanık sıfatıyla ifadelerinin alındığı anlaşılmakla, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olaya ve dosya içeriğine uygun düşmeyen ve yasal olmayan gerekçelerle temel cezanın en üst sınırdan tayini ve cinsel taciz suçundan kurulan hükümde TCK.nın 43. maddesi ile en üst orandan artırım yapılması,
TCK.nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununun bozma suçunun temadi eden suç olduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 43. maddesinin uygulanması suretiyle cezanın fazla belirlenmesi,
Sanık hakkında, mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Kanununa aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.