YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3432
KARAR NO : 2021/15165
KARAR TARİHİ : 01.12.2021
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın,taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların temizlik, bulaşık, çamaşır ve yemek işini yaparak tüm ev işlerinde ve yine müşterek çocukları…’in bakıcısı olarak 24.12.2000 tarihinden 13.12.2018 tarihine kadar haftanın 6 günü 07-20 arasında aralıksız çalıştığını, çalışmanın kış aylarında …-… adresindeki, daha sonra taşındıkları …-… adresindeki evlerinde çalışmasını sürdürdüğünü, yazları yazlık olarak kullanılan …-… adresinde oturdukları evde aynı şekilde çalışmasını sürdürdüğünü, davalıların doktor olmaları nedeniyle nöbette kaldıkları sürelerde akşam 22-23’e kadar çalıştığını hatta bazen yatılı kaldığı günler olduğunu, 13.02.2018 tarihine kadar pazar günleri hariç haftanın 6 günü çalıştığını, 13.02.2018 tarihinde davalı …’nin kendisini yanına alarak Sosyal Sigortalar Kurumu … İl Müdürlüğü’ne götürerek baskı altında beyanlarını alarak imzalar attırdığını, bu tarihten beri 31.03.2018 tarihine kadar sadece cumartesi günleri çalışmasını istediğini, çalıştığı süre karşılığında 20.000,00 TL vermeyi taahhüt ettiklerini, 31.03.2018 tarihinde de işten çıkarıldığını belirtilerek davalılar yanında 24.12.2000-31.03.2018 tarihleri arasında çalışmasının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında hiçbir zaman hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını, davalı … hanımın … Hastanesi’nde kadın doğum uzmanı, davalı … beyin … Eğitim ve Araştırma Hastanesinde anestezi uzmanı olarak görev yapan kişiler olduğunu, haksız çıkar sağlamak istendiğini, SGK raporunda davacının herhangi bir çalışmasının olmadığının açıkça beyan edildiğini, tüm fotoğraflarda özel günlerde birlikte eğlenildiğinin görüldüğünü, davacının yardım olarak düşünülen eylemlerinin iş olarak tanımlandığını, süreklilik anlamında imkansızlık gösterdiğini, oğulları …’in 1994 kızları … ise 2000 yılında doğduğu, bundan 5 yıl öncesine kadar çocuklarından birinin 18, diğerinin ise 15 yaşında olup bakıcılığı gerektirecek bir durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan işin sürekli olmasının gerektiğini, çalışmanın varlığı kabul edilse dahi davacının eşi öldüğünde, kızları hastalandığında uzun süre davalanın evine doğal olarak uğramadığını, çocukların sistem gereği günün 9 saati okullarında olduğunu, davalıların işleri gereği 7-8 saat hastanede olduklarını, nöbetin her gün tutulan bir şey olmayıp istisnai bir durum olduğunu, davacının iddia ettiği gibi haftanın 6 günü temizlik, çocuk bakımı, ütü, çamaşır, bulaşık, yemek gibi işlerin tam zamanlı olarak yapılmasının imkansız bulunduğunu, davacının sitedeki evlerine geldiğinde saunaya girip, havuzda ve denizde birlikte vakit geçirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasında asıl olanın resmi kayıtlar olup, kurum belgeleri arasında hiçbir kayda rastlanılmaması halinde davanın esastan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“…… Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.02.2018 tarihli İnceleme Raporu, 28.12.2017 tarihli denetim sonucunda düzenlenen tutanak; 15.02.2018 tarihinde …’in İl Müdürlüğünde alınan imzalı ifade tutanağı ve tanıkların farklı yönleri ifade eden beyanları dikkate alındığında; hizmet tespitine karar verebilmek için gerekli olan; (sürekli) ya da (ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla) çalışma olgusunun somut uyuşmazlıkta varlığının belirlenemediği, bu durumda hizmet tespitine karar verilemeyeceği kanaati …” gerekçesi ile Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm tanıkların davacının davalılar yanında sürekli çalıştığını söylemiş olduklarını, mahkemece yanlı ve yanlış bilirkişi raporuna göre hüküm oluşturulduğunu, kurumca gönderilen tebligatın müvekkilinin davalıların evinde çalışırken tebliğ alması üzerine SGK yetkililerince müvekkilinin davalılar yanında kayıtsız çalıştığının fark edilmiş olduğunu, davacıya davalı tarafça delil olarak sunulu SGK tutanağının baskı ile imzalattırılmış olduğunu, davalılar ile müvekkili davacı arasında hiçbir akrabalık bağı bulunmadığını, dosya içerisindeki fotoğraflarla çalışmanın ispatlanmış olduğunu belirtmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“…Somut olayda uyuşmazlık konusu dönem 24.12.2000 – 31.03.2018 arası dönemdir. Dava dilekçesinde davacının 13.02.2018 tarihine kadar haftanın altı günü, 13.02.2018 tarihinden 31.03.2018 tarihine kadar ise haftanın bir günü çalışıldığı iddia edilmiştir. Yargılama sırasında toplanan delilerden, davacı tanıkları ve tarafsız tanık beyonlarından, dosya içerisine giren nüfus kayıt örneklerinden davacının 24.12.2000-13.02.2018 tarihine kadar davalılar yanında çocuk bakımı ve ev hizmetlerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Tanık beyanları somut olaylara dayalı ve gerçeğe uygundur. Ancak yargılama sırasında davacı … olarak dinlenen ve davacının kızı olan …annesinin, 2012 yılında babasının vefatı üzerine yaklaşık 2 ay çalışmaya ara verdiğini, bu dönemde davalılar yanında çalışmadığını söylemiştir. İnceleme aşamasında dosya içerisine alınan davacının aile nüfus kayıt tablosuna göre davacının eşinin 19.01.2012 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Davacının çalışması kesintiye uğradığı için dava tarihi (05.04.2018)’de gözetildiğinde davacının eşinin öldüğü tarihten önceki çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı anlaşılmaktadır. Yine dava dilekçesinde davacının ev hizmetlerinde 13.02.2018 tarihinden sonra yalnızca haftada 1 gün çalışıldığının belirtilmesi karışsında, bu çalışmanın ayda 10 gün altında olmasından dolayı 13.02.2018-31.03.2018 dönemi için hizmet tespitine olanak yoktur.
Tüm bu değerlendirmeler karşısında davacının istinafı kısmen yerinde olup HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının 24.12.2000-19.01.2012 tarihleri arasında davalılar yanında geçen çalışmasının hak düşürücü süre yönünden reddine, davacının 13.02.2018-31.03.2018 tarihleri arasındaki çalışmasının esastan reddine, davacının eşinin ölümünden 2 ay sonra tekrar davalılar yanında çalışmaya başladığı kabulüyle 19.03.2012-13.02.2018 tarihleri arasında davalılar yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar vermek gerekmiş…” gerekçesiyle, “davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile;
– davacının 24.12.2000-19.01.2012 tarihleri arasında davalılar yanında geçen çalışmasının hak düşürücü süre yönünden reddine,
– davacının 13.02.2018-31.03.2018 tarihleri arasındaki çalışmasının esastan reddine,
– davacının 19.03.2012-13.02.2018 tarihleri arasında davalılar yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Taraf vekilleri kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki davada, Mahkemece davacının 24.12.2000-31.03.2018 tarihleri arasında davalıya ait evde ev hizmetleri ve çocuk bakımı işlerinde çalıştığının tespiti isteminin 24.12.2000-19.01.2012 tarihleri arasındaki kısmının hak düşürücü süreye uğradığı yönündeki mahkeme yaklaşımı isabetli olup ne var ki süre yönünden verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece re’sen araştırma ilkesi doğrultusunda, hak düşürücü süreye uğrayan süre dışında kalan talep konusu döneme ilişkin olarak davalıların yazlık olarak da kullandıkları belirtilen ikamet adresi de tespit edilerek bu adreste ikamet ettikleri dönemler de belirlenerek her iki evin bulunduğu sitelerde uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar, komşu civar apartmanların ve müstakil evlerin sakinleri ve kapıcıları ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan bakkal, manav gibi işyeri sahipleri Belediye ve Nüfus Müdürlüğünden sorulup tespit edilerek, davacının çalışmasının varlığı ve niteliği, çalışmanın tam veya kısmi süreli olup olmadığına dair ayrıntılı beyanları alınarak, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışmanın varlığı kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.