YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2339
KARAR NO : 2011/609
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
Irza geçme suçundan sanık … ile zorla kaçırıp alıkoyma suçuna fer’an iştirakten sanıklar …, …, …, …, …, …’ın bozma üzerine yapılan yargılamaları ile zorla kaçırıp alıkoyma suçuna fer’an iştirakten hükümlü … hakkında 5237 sayılı TCK.nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak yapılan yargılama sonunda; sanık …’ün çocuğun nitelikli cinsel istismarı, diğer sanıkların ve hükümlünün atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.10.2006 gün ve 2006/114 Esas, 2006/205 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri, hükümlü müdafii ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanıklar …,…,…,… ve … müdafileri ve hükümlü müdafii ile katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlü … ve sanıklar …, …, …, …, … ve … hakında verilen hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına ve mahkemece lehe kanunun tespiti için yapılan mukayesede 765 sayılı TCK.nun 418/2. maddesinin uygulanması gerekliliğinin bulunmasına göre, olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle suçun mağdure üzerindeki bedensel ve ruhsal etkilerinin kaybolma olasılığı ve şimdi
elde edilecek bulgularla olay arasında illiyet kurmadaki meşkûkiyet göz önünde
bulundurularak, yalnızca dava dosyası Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek kızlığının bozulmasından dolayı beden sağlığında bozulma olup olmadığı hususunda mütalaa alındıktan sonra 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanma koşullarının saptanması ve sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.