Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/12973 E. 2012/13306 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12973
KARAR NO : 2012/13306
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

Konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, (2 kez) beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, nitelikli yağma (2 kez) ve kasten yaralama suçlarından sanık … ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın üzerine atılı suçtan beraatine, sanık …’in üzerine atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2012 gün ve 2010/268 Esas, 2012/183 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından, sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve sanık … hakkında katılan …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklar aleyhine olarak ve sanık … müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan beraat hükmünün yapılan incelemesinde;
Dosya içeriğinde sanık …’ın, diğer sanık …’in eylemlerine iştirak iradesinin bulunmayıp suç kastıyla hareket etmediği, sanık …’in eylemlerinden, amacının farklı olduğunu anlayınca olay yerini terk ettiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında mağdure …’ya yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve nitelikli yağma, mağdur …’e yönelik kasten yaralama ile mağdur ve mağdureye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin yapılan incelemesinde ise;
Sanığın mağdure …’ya nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu sırada, elinde bıçak taşıdığı mahkemece oluşa uygun şekilde kabul edildiği halde, sanık hakkında 102/3-d maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini; sanığın eylemi sonucu mağdur …’in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK.nın 86/1. maddesi uyarınca verilen hapis cezasının, TCK.nın 87/1-d maddesi uyarınca bir kat arttırılacağı ve TCK.nın 87/1-son maddesi gereğince cezanın üç yıldan az olamayacağı gözetilmeksizin, iki yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamış, ancak verilen hapis cezası iki yıl olmasına rağmen mahkemece TCK.nın 51 ve 5271 sayılı CMK.nın 231. maddeleri değerlendirilmemiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha sanık lehine atıfet tanınamayacağı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Yağma suçunun konutta işlenmesi, 5237 sayılı TCK.nın 149/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli yağma suçunun unsuru olduğu halde, sanık hakkında ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçundan yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
TCK.nın 116/4 maddesi gereğince hüküm kurulurken asgari hadden uzaklaşılması için bir neden bulunmadığı belirtildiği halde 2 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelemesinde de;
Sanığın olay tarihinde mağdurların birlikte yaşadığı evde önce mağdure …’nın boynunda bulunan kolyeyi çekip aldığı daha sonra ise sehpanın üzerinde bulunan hangi mağdura ait olduğu sanık tarafından bilinemeyecek durumda olan mağdur …’e ait cep telefonunu da aldığı ve mağdur …’e yönelik doğrudan doğruya bir yağma eyleminin de bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanığın mağdur …’e yönelik yağma eyleminden de mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.