YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/13162
KARAR NO : 2021/11205
KARAR TARİHİ : 15.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 4 parsel sayılı 3.022,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazda, davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaza komşu olan 109 ada 5 parsel sayılı taşınmaz tapuda mera vasfıyla kayıtlı olduğu halde çekişmeli taşınmaz yönünden mera araştırması yapılmadığı gibi, Dairenin iade kararı üzerine aldırılan orman bilirkişi ek raporunda 1990 hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazın sınırlarının belirgin olmadığı ve üzerinde herhangi bir kullanım olmadığı belirtildiği halde, davalının zilyetliğinin başlangıç tarihi konusunda mahalli bilirkişilerin soyut beyanları dışında herhangi bir araştırma da yapılmamıştır. Yine, ziraatçi bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın eğiminin % 40-60 olduğu belirtilmesine rağmen, orman bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin % 1-3 olduğu belirtilmek suretiyle, bu konuda raporlar arasında yaratıldığı halde, söz konusu çelişki giderilmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle dava tarihinden 5-15-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere ait) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, ayrıca çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların tutanakları ile dayanağı kayıtlar ve hükmen kesinleşenlere ait dava dosyaları celbedilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilerek komşu köyler ve aynı köy halkından ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar- ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye, yukarıda sözü edilen tarihlere ilişkin hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik olarak ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını, kamu orta malı niteliğinde mera gibi yerlerden olup olmadığını, komşu parsellerle arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın imar- ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar- ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, çekişmeli taşınmazın kullanım biçimini, varsa üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini açıklayıp tarımsal niteliğini belirten ve sınırında bulunan mera vasfındaki taşınmazlarla arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ortaya koyan, önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeleyen, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlettirilmeli; böylelikle zilyetlikle kazanma şartlarının taraflar yararına oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 15.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.