Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/21739 E. 2013/13443 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21739
KARAR NO : 2013/13443
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

Zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs, tehdit, kamu görevlisine direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından sanıklar …, …, …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin her bir mağdur yönünden ayrı ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek tüm sanıkların bu suçtan 5’er kez, ayrıca sanık …’in atılı diğer suçlardan, sanık …’nin kamu görevlisine direnme ve kamu malına zarar verme suçlarından mahkûmiyetlerine, sanık …’un ise kamu görevlisine direnme suçundan beraatine dair, … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.11.2009 gün ve 2007/46 Esas, 2009/129 Karar sayılı hükümlerin sanıklar …, …, … ve … müdafiileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından, sanık … müdafiin vaki temyiz talebinin “hükmün süresinden sonra temyiz edildiği” gerekçesiyle reddine dair aynı mahkemenin 31.12.2009 tarihli Ek Kararının ise sanık … müdafii tarafından Yargıtayca incelenmesi istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen sanık … müdafiin temyiz isteminin reddine dair ek karar ile sanık … hakkındaki beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan sanık … müdafiin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Ek kararın ve beraat hükmünün ONANMASINA,
Sanık … hakkında tehdit, kamu malına zarar verme ve kamu görevlisine direnme, sanık … hakkında ise kamu malına zarar verme ve kamu görevlisine direnme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında TCK.nın 53/1-c madde ve bendinde yer alan velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi altsoyu
yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hükümden çıkartılarak yerlerine “sanıklar hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar …, …, … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriğine ve kabule göre, olay günü mağdurlarla sanıkların karşılıklı olarak kavga ettiklerinin ve daha sonra sonra bir kısım sanıkların ellerinde kırık bira şişesi de olduğu halde tüm sanıkların mağdurlara hitaben “aracınıza binin yoksa sizi döveriz” demeleri üzerine mağdurların da korkarak kendi araçlarına bindiklerinin, bu sırada sanık …’nin de diğer sanık …’a “bunları götür bizde oraya geliyoruz” demesi nedeniyle bu sanığın da mağdurların aracının direksiyonuna geçip söylenen yere gitmek üzere olay yerinden ayrıldığının ancak bir süre sonra mağdurların sanık …’ın elinden kurtulduklarının, diğer sanıkların ise kendi araçlarıyla mağdurların peşinden gitmek istedikleri sırada olay yerine gelen kolluk kuvveti tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlenmiş kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden mağdur sayısınca suç oluştuğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Uygulamaya göre de;
Sanıklar hakkında TCK.nın 53/1-c madde ve bendinde yer alan velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, verilen toplam ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre bozma kararının sanıklarla aynı hukuki durumda bulunan ve hakkındaki hüküm temyize gelmeyen diğer sanık …’a TEŞMİLİNE, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.