YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/279
KARAR NO : 2012/4235
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda, çocuğun nitelikli cinsel istismar eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetine, tehdit suçundan beraatine dair Düzce Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.06.2011 gün ve 2010/415 Esas, 2011/159 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Mağdurenin kollukta alınan 27.05.2010 tarihli ifadesinde maruz kaldığı henüz işlenmeyen tehdit suçu ile ilgili bir iddiada bulunmadığı, 09.06.2010 tarihli savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde “cinsel istismar olaylarından sonra sanığın kendisini 02.06.2010 günü “seni öldüreceğim, artık zamanı geldi, buralardan gideceğim ama seni öldürmeden gitmeyeceğim” ve 04.06.2010 günü “seni öldüreceğim” diyerek tehdit ettiğini” beyan ettiği, 19.10.2010 günü asliye ceza mahkemesindeki beyanında “okunan kolluk ve savcılık ifadelerinin doğru olduğunu ve bu ifadelerini tekrar ettiğini” beyan ettiği, görevsizlik kararı sonrasında 17.02.2011 günü ağır ceza mahkemesindeki cinsel istismar olaylarından öncesine ait anlatımlarında ise kolluk beyanında belirtmediği şekilde “sanığın ‘eğer evime gelmezsen seni babana söyleyeceğim, benden zorla para istediğini söyleyeceğim, ne oldu, niye gelmiyorsun, senin ölümün geldi’ gibi sözler söyleyerek kendisini tehdit ettiğini” beyan ettiği ve bu anlatımlarında önceki beyanlarının aksine cinsel istismar olaylarından sonrasına dair bir tehditten bahsetmediği, bu durum karşısında tehdit suçuna ilişkin mağdurenin aşamalardaki beyanlarında istikrar bulunmadığı gibi ağır ceza mahkemesindeki anlatımlarına göre mağdurenin maruz kaldığını iddia ettiği tehdit eyleminin müstakil bir suç olmayıp 5237 sayılı …nın 103/4. maddesindeki suçun unsuru olması nazara alındığında; tehdit suçunun sübuta erdiği halde beraat kararı verildiğinden bahisle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan mağdure vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyizlere gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığına ilişkin olarak Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 19.08.2010 tarihli “mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı”na ilişkin raporun, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından verilmemiş olması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatrisinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla hükme varılması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.