Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/18167 E. 2011/738 K. 14.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18167
KARAR NO : 2011/738
KARAR TARİHİ : 14.10.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.10.2009 gün ve 2008/389 Esas, 2009/1048 Karar sayılı hükümlere yönelik sanığın vaki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 01.12.2010 gün ve 2008/389 Esas, 2009/1048 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanığın yokluğunda verilen Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2009 tarihli kararının, sanık tarafından süresinden sonra 30.11.2010 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 07.10.2009 günlü kararda ise başvurulacak kanun yolu ve başvuru süresinin ne zaman başlayacağı açıkça gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, ayrıca gerekçeli kararın tebliğinin doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılması nedeniyle tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu itibarla temyizin süresinde olduğu anlaşıldığından, Gaziantep 12. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.12.2010 gün ve 2008/389 Esas, 2009/1048 Karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin Ek Kararın kaldırılmasına karar verilerek gereği düşünüldü;
20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı TCK.nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında infaza başlanmış ve sanık cezaevine alınmış ise infazın durdurulmasına, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 14.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.