YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9443
KARAR NO : 2021/12667
KARAR TARİHİ : 20.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-birleşen davanın davalısı … vekili ile davalı … ve davalı-birleşen davanın davacısı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … İlçesi … Köyünde 1969 yılında yapılan kadastro sırasında, … Mahallesinde bulunan 67 parsel sayılı 6.160 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve 108 nolu vergi kaydına dayalı olarak … adına tespit ve tescil edildikten sonra, satış ve intikaller sonucu 27.10.2006 tarihinde … adına tapuya tescil edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu, … Köyü … Mahallesi, 2001 yılında Kabalı Köyüne bağlanmıştır.
Davacı … İdaresi, … Köyü 67 (A.67) parsel sayılı taşınmazın,1969 yılında yapılan kadastro sonucu davalı … adına tapuya tescil edildiğini, yörede 2005 yılında yapılan ve 11.02.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışmalarında taşınmazın orman olarak tespit edildiğini ve taşınmazın hukukî ve fiili durum itibari ile de orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Birleştirilen Sinop 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/677 Esas – 2014/133 Karar sayılı dosyasında davacı … vekili, 26.03.2009 tarihli dava dilekçesi ile, … Köyünde bulunan 67 parsel sayılı taşınmazın 1970 yılında yapılan arazi kadastrosu sonucu davacının miras bırakanı adına tapuya tescil edildiğini, daha sonra yörede, 2006 yılında 123 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışma ile taşınmazın bir kısmının orman alanında bırakıldığını, Orman İdaresi tarafından bu tahdit çalışmalarına dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açıldığını, bu davanın derdest olup, Orman İdaresinin, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayalı dava açma hakkının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olup evvelinden beri tarım arazisi olarak kullanılageldiğini belirterek, dava konusu taşınmaza yönelik olarak yapılan orman kadastrosunun iptali ile taşınmazın vekil edeni olan davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve Mahkemece, keşif ücretinin kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2013 tarih ve 2013/3338 Esas, 8065 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamı sonrasında bu dava dosyası, aynı parsele ilişkin olarak Orman İdaresi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkin dosya ile birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonucunda, birleştirilen dosya davacısı …’ ün davasının reddine, davacı … İdaresinin davasının kısmen kabulü ile, … Köyü 138 ada 4 parsel (eski … 67 parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen 06.07.2015 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile belirtilen 815,86 m2’lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, Orman İdaresinin fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; hükmün, davacı … Yönetimi ve davalı-birleşen dava dosyasının davacısı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/810 Esas, 2016/5070 Karar sayılı ilamı ile “eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı … tarafından açılan davanın reddine, davacı … İdaresi tarafından açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi ve davalı-birleşen dosya davacısı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul, Kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 35.90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23.40 TL’nin temyiz eden davalı birleşen davacı …’den alınmasına, 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca davacı … İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.