Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/6465 E. 2021/7512 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6465
KARAR NO : 2021/7512
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmün istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilleri tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 02/12/2021 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekilleri Avukat … ve Avukat … ile temyiz edilen davalı Hazine vekili Avukat …, davalı … ve arkadaşları vekili Avukat … geldiler. Başka gelen olmadı. Duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşüldü.
Toplulaştırma işlemi sırasında Ergani İlçesi Yeniköy Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 266 parsel sayılı 62.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 121 ada 9 parsel numarasıyla ve 144.462,80 metrekare yüzölçümlü olarak; Mahmut ve … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 169 parsel sayılı 107.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 111 ada 2 parsel numarasıyla ve 104.342,51 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı …, toplulaştırma işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın sınırının yanlış belirlenmesi nedeniyle yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açmıştır.
Davalılar, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi uyarınca dava açma süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince ihtilafın mülkiyete yönelik olduğu ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasa’nın 41. maddesi uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Anılan madde uyarınca, re’sen veya istem üzerine Kadastro Müdürlüğünce düzeltme kararı verilmesi halinde, bu karar ilgililerine tebliğ edilir. Bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılmaması halinde tapu sicilinde düzeltme yapılır. Yasada öngörülen bu süre hak düşürücü bir süre olmayıp sadece, hak kaybı olmaması amacıyla, düzeltme kararının tescilinden önceye ilişkin bir nevi bekleme süresidir. Bu sürenin geçirilmiş olması ya da düzeltme talebinin reddedilmesi halinde 41. maddeye ilişkin sebeplerle genel hükümlere göre tapu iptali ve tescil davası açılması imkan dahilindedir.
Somut olayda; davacı tarafın adına kayıtlı 266 parsel sayılı taşınmaz ile davalı kişiler adına kayıtlı 169 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün düzeltilmesine ilişkin talebinin Ergani Kadastro Müdürlüğü’nün 15.01.2015 tarihli kararı ile reddedildiği, bu ret kararına karşı davacı …’ün, Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesi talebiyle açtığı dava mülkiyet iddiasına yönelik tapu iptali ve tescil davası olarak değerlendirilerek hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine aynı gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacı …, Kadastro Müdürlüğünün ret kararına karşı, adına kayıtlı 266 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 3402 sayılı Yasa’nın 41. maddesi gereğince düzeltilmesi istemiyle dava açmış olduğuna göre Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin eldeki dava bakımından uygulanamayacağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, uyuşmazlık Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi çerçevesinde çözümlenmeli ve ulaşılacak sonuca göre de işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesinin hak düşürücü sürenin geçtiği yönündeki kabulü doğru değildir.
Davacı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi gereğince Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Ergani 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmaya gelen davacı vekili için 3.815.00.-TL. vekâlet ücretinin davalılardan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02/12/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.