Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6416 E. 2021/12369 K. 13.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6416
KARAR NO : 2021/12369
KARAR TARİHİ : 13.12.2021

MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Antalya Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 498 parsel sayılı 20.862,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde dava ve temyize konu olmayan (A) harfi ile gösterilen 81,03 metrekarelik kısmın kullanımsız, (B) harfi ile gösterilen 1.580,58 metrekarelik kısmın 1990 yılından beri … oğlu … kullanımında olup üzerindeki 2 adet tek katlı bina ve 1 adet havuzun kendisine ait olduğu, (C) harfi ile gösterilen 760 metrekarelik kısmın 1990 yılında beri … oğlu … kullanımında olup üzerindeki tek katlı binanın kendisine ait olduğu, (D) harfi ile gösterilen 1.159,32 metrekarelik kısmın 1990 yılından beri … oğlu … kullanımında olup üzerindeki değirmenin kendisine ait olduğu, (E) harfi ile gösterilen 268,82 metrekarelik kısmın 1990 yılından beri … oğlu … kullanımında olup üzerindeki 1 adet havuzun kendisine ait olduğu, (F) harfi ile 288,40 metrekarelik kısmın 1990 yılından beri … oğlu … kullanımında olup üzerindeki 1 adet tek katlı bina ve 3 adet havuzun kendisine ait olduğu, (G) harfi ile gösterilen 15,95 metrekarelik kısmın yol olarak kullanıldığı, (H) harfi ile gösterilen 225,65 metrekarelik kısmın 1990 yılından beri … oğlu …’ nin kullanımında olup üzerindeki 1 adet tek katlı ahırın kendisine ait olduğu, (I) harfi ile gösterilen 2.088,64 metrekarelik kısmın 1990 yılından beri … oğlu … kullanımında olup üzerindeki 2 adet tek katlı binanın kendisine ait olduğu ve temyize konu (J) harfi ile gösterilen 1.4394,10 metrekarelik kısmın kullanımsız olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla … adına tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, taşınmazın (J) harfiyle gösterilen bölümünü 2011 yılında zilyetlik devir senedi ile satın aldıklarını, satın alanların (J) harfiyle gösterilen bölüm üzerinde kendilerine ait olan kısımda fiili kullanımlarının bulunduğunu ileri sürerek dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 498 parsel hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4.maddesine göre yapılan kadastro tespitinin dava ve temyize konu (J) harfi ile belirtilen kısmı yönünden iptaline, “Fen bilirkişisinin 20.07.2016 tarihli rapor ve ekindeki krokide (J2) ile gösterilen 703,44 metrekarelik kısım …’in kullanımındadır. (J3) ile gösterilen 1.240,61 metrekarelik kısım …’ın kullanımındadır. (J4) ile gösterilen 1.333,27 metrekarelik kısım …’in kullanımındadır. (J5) ile gösterilen 1.402,34 metrekarelik kısım …’ın kullanımındadır. (J6) ile gösterilen 1.704,55 metrekarelik kısım …’ün kullanımındadır. (J7) ile gösterilen 2.944,98 metrekarelik kısım …’in kullanımındadır. (J9) ile gösterilen 1.237,41 metrekarelik kısım …’ın kullanımındadır. (J1) ile gösterilen 2.439,33 metrekarelik kısım ile (J8) ile gösterilen 1.388,17 metrekarelik kısım kullanımsızdır.” şeklinde şerhine, kadastro tutanağında dava konusu edilmeyen diğer kullanıcı şerhi ve muhdesat ile sair hususların aynen korunmasına, taşınmazın tarla niteliği ile … adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı ibaresinin yazılmasına karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. 3402 sayılı Kanun’un Ek-4.maddesi, “6831 sayılı Orman Kanunu’nun 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun’un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.” hükmünü içermektedir. “Kullanım kadastrosu” olarak isimlendirilen bu çalışmanın amacı, 2/B sahalarını, fiili kullanım durumlarını dikkate alarak parsellere ayırmak ve bu taşınmazları 2/B alanı olarak Hazine adına tescil ederken, taşınmazlar üzerinde tespit günü itibariyle fiili kullanımı bulunanları ve muhdesatları tespit ederek tapunun beyanlar hanesinde göstermektir. Bu maddeye dayanılarak açılacak davalarda kabul kararı verilebilmesi için, öncelikle davacı tarafın taşınmazı kullandığının ispat edilmesi gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullanan kişilerdir.
Somut olayda; davacılar, dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek dava açmış ise de, mahallinde 29.04.2016 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hayvan otlatmak şeklinde olduğunu; davacıların tanığı, son iki yıla kadar taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını ve dinlenen diğer kişiler ise, taşınmazın davacılar tarafından satın alınmadan önceki sahibi tarafından tarımsal amaçlı olarak kullanıldığını beyan etmişlerdir. Yine İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alınan ziraat bilirkişi raporlarında, taşımazların tarımsal olarak kullanıldığı belirtilmiş ise de, bilirkişi raporlarına ekli fotoğraflarda taşınmaz bölümlerinin taşlı ve üzerinde ekonomik amaca uygun kullanım bulunmadığı görülmekle birlikte, hayvan otlatmak şeklindeki zilyetliğin, ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, bu şekildeki kullanımın, 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 4/1. Maddesi uyarınca kullanıcı şerhi verilebilmesi için aranan zilyetlik olarak kabul edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda anılan nedenlerle, davalı Hazine vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.