YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14893
KARAR NO : 2013/928
KARAR TARİHİ : 31.01.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından (3 kez) sanıklar … ve …’nın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.05.2007 gün ve 2006/448 Esas, 2007/387 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin gösterilmemesi mahallinde giderilebilir eksiklik olarak görülmüştür.
Sanıklar hakkında mağdur … yönelik eylemler nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Mağdur …’ın oğlu olan …,’in sanık …’in kız kardeşini kaçırması nedeniyle, sanıkların, mağdurun evine gelerek, kız kardeşinin yerini öğrenmek amacıyla evde bulunan mağdurlara Cumhuriyet Savcılığına giderek şikâyetlerini geri alacaklarını ve birlikte adliyeye gitmeleri gerektiğini söyleyerek mağdurların araca binmelerini sağladıkları, mağdurları İzmir istikâmetine doğru götürdükleri, ancak adliyeye gitmediklerini anlayan mağdur …’ın araçtan inmek istediği, bu amaçla direksiyona müdahale ettiği, bunun üzerine sanıkların aracı durdurmak zorunda kaldıkları ve …’ı arbadan atarak diğer mağdurları götürdükleri tüm dosya kapsamıyla sabit olup, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığı gözetilmeyerek, teşebbüs nedeniyle indirim yapılmak sûretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanıklar hakkında bu suçun tamamlanmış haline uyan TCK.nın 109/2, 109/3-b, maddeleri uyarınca verilecek cezanın da 3 yıl 4 ay hapis cezası olması nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin birinci fıkrası ile değişik CMK.nın 231. maddesinin uygulanmasının, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif cezadan ötürü başka bir biçimde yararlandırma anlamına geleceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 23.03.2004 gün ve 2004/6-41 Esas, 2004/70 sayılı Kararında açıklandığı üzere olayda bu düzenlemenin uygulama yerinin olmadığı anlaşıldığından, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece sanıklar hakkında hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesi tatbik olunurken, madde metninde sayılan hak yoksunluklarından hangi süreyle yoksun kılınacağının belirtilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümler fıkrasından TCK.nın 53. maddesi ile ilgili kısım çıkartılarak, yerine “Sanığın, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, 1-c bendindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tatamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.