Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5292 E. 2012/9429 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5292
KARAR NO : 2012/9429
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

Fuhuş, tehdit ve hakaret suçlarından sanık …’nin, fuhuş suçundan sanık …’nin yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in hakaret suçundan beraatine, tehdit ve fuhuş suçundan mahkûmiyetine, sanık …’in ise fuhuş suçundan mahkûmiyetine dair Ereğli (Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.12.2007 gün ve 2006/530 Esas, 2007/399 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … müdafii ve sanık … tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiin yüzüne karşı tefhim olunan 26.12.2007 tarihli hükmün, sanık müdafiin yasal süresi içerisinde 27.12.2007 havale tarihli dilekçesiyle yaptığı dolayısıyla temyiz süresinde ve geçerli olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede temyizin süresinde olmadığına ve her iki sanığın daha önce kasıtlı suçlardan mahkûm olmaları nedeniyle, 5271 sayılı Kanunun 231. maddesi değerlendirmesine ilişkin bozma istemine iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık … hakkında tehdit ve fuhuş ile sanık … hakkında fuhuş suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillerle, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklarla ilgili olarak TCK.nın 53. maddesi gereğince gereğince uygulama yapılarken 1 ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hükümden çıkartılarak, yerlerine “sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.