Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/9910 E. 2013/3907 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9910
KARAR NO : 2013/3907
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

Irza geçme suçundan sanıklar …, … ile …’ın ve ırza geçme, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.02.2009 gün ve 2002/68 Esas, 2009/14 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikat yapılmış bulunduğundan, sanık … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA,
Sanık … hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Oluşa uygun kabule göre, sanığın işlediği reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK.nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu ve suç tarihi olan 05.08.2002’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar … ile … haklarında ırza geçme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık …’in, suç tarihinden önce eşi sanık …’ın yeğeni olan mağdurenin başka bir kişi tarafından kaçırılarak ırzına geçilmesi nedeniyle hamile kalması sonrası doğum zamanı yaklaştığında babası sanık … tarafından Gebze’den, Vezirköprü’ye getirilerek doğuma kadar misafir edilip bu arada evlenmek isteyen birisi çıkarsa kendisiyle görüşülmesi kaydıyla evine bırakılmasının ardından mağdureden haberdar olup evlenmek için kendisiyle irtibata geçen sanık … ile görüşerek herhangi bir maddi menfaat temin etmeksizin doğum sonrası …’yi, …’la biraraya getirmek şeklinde gerçekleşen eylemi nedeniyle, hakkında 765 sayılı TCK.nın 65/3. maddesi yerine, 64/1. maddesi uygulanmak suretiyle cezanın fazla tayini,
Sanık …’ın, eniştesi olan diğer sanık … kanalıyla kendisiyle irtibata geçip kızı mağdureyle evlenmek isteyen …’yle anlaşmak suretiyle daha önce yaşadığı tecavüz olayı nedeniyle hamile kalıp doğum yapan kızını içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmak maksadıyla ve rızasıyla …’ye verip onunla birlikte yaşamasına razı olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığından, sanıklar … ve … haklarında 765 sayılı TCK.nın 414/1. maddesi gereğince belirlenen cezalar üzerinden koşulları oluşmadığı halde, aynı Kanunun 417. maddesiyle artırım yapılarak cezaların fazla tayini,
Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Adı geçen sanığın suç tarihinden önce yaşadığı olay nedeniyle hamile kalan yeğeni mağdurenin doğum öncesi babası … tarafından sanık …’le birlikte yaşadığı eve getirilip bırakılmasının ardından sanık …’le irtibata geçen sanık …’nin, …’la anlaşıp mağdureyi evine götürmesi olayında köy yerindeki yaşam koşulları gereği aile içerisindeki sosyal konumu, savunması ve tüm deliller göz önüne alındığında suça bilinçli iştirakinin bulunmadığı anlaşıldığından, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar …, … ile … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.