YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18646
KARAR NO : 2011/4437
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 26. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2007 gün ve 2007/887 Esas, 2007/1172 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 28.12.2007 günlü kararda ise başvuru şekilleri gösterilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla sanığa tebliğ edilen hükmün sanık müdafiin 03.07.2009 günlü temyiz isteminin de süresinde olduğunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 ve 7. maddeleri gözetilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Sanığın ”çek hesabı açtırmasının” yerine ”çek hesabı açılmasının” yasaklanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.