Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/1420 E. 2011/4556 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1420
KARAR NO : 2011/4556
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

Cinsel taciz suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; sarkıntılık suçundan mahkûmiyetine dair Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 28.09.2006 gün ve 2005/1714 Esas, 2006/773 Karar sayılı hüküm ile bu hükme yönelik süresinde yapılan temyiz talebinin reddine dair 05.10.2006 tarih ve aynı sayılı Ek Kararın Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin, kendisine 27.10.2006 tarihinde tebliğ edilen temyiz isteminin reddine dair kararı süresinden sonra 06.11.2006 tarihli dilekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunarak temyiz etmiş ise de; Mahkemece, sanığın 765 sayılı TCK.nun 421/2, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddeleri uygulanmak suretiyle 1800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 23.09.2008 gün ve 188-208 sayılı kararında açıklandığı üzere; 647 sayılı Kanunun 4/4. maddesindeki “Bu hükmün uygulanması, kanun yollarına başvurmada engel teşkil etmez” şeklindeki düzenleme uyarınca miktarına bakılmaksızın temyizinin olanaklı olduğu anlaşıldığından, asıl hükmün süresinde temyiz edilmiş olması da nazara alınıp, tebliğnamedeki ret isteyen düşünceye iştirak edilmeksizin temyizin reddine dair hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olan 05.10.2006 tarihli Ek Karar kaldırılarak işin esasının incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenilen sarkıntılık suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi olduğu, 28.09.2006 tarihli mahkûmiyet hükmünden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.