Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/5955 E. 2012/13370 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5955
KARAR NO : 2012/13370
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan iki kez mahkûmiyetine atılı diğer suçtan beraatine dair Samsun 2.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.02.2008 gün ve 2007/190 Esas, 2008/31 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
15 yaşından küçük olan mağdurenin kolluktaki ilk beyanları bu ifadeyi teyit eder nitelikteki Adli Tıp Samsun Şube Müdürlüğünün 22.02.2007 tarihli raporu, sanığın tevilli savunmaları, mağdurenin annesinin kolluk beyanı ve tüm dosya kapsamından, sanığın mağdureyi arabasıyla sahile götürüp fiili livatada bulunduktan sonra sanığın askerden izine geldiği zamanda araya uzun bir süre girmeksizin, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, tekrar mağdureyi arkadaşının evine götürüp fiili livata bulunarak cebir veya tehdit kullanmaksızın bu eylemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanığın eylemlerinin bütün halinde zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek TCK.nın 103/2, 43 maddelerinden cezalandırılması gerekirken, yazılı şekilde vâki eylemlerin iki ayrı çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçu oluşturduğunun kabulüyle TCK.nın 103/4. maddesi de uygulanarak yazılı şekilde iki kez TCK.nın 103/2, 35 ve 103/4. maddelerinden hüküm kurulması,
Sanığın 15 yaşını bitirmeyen mağdureyi rızasıyla alıkoyduğu mahkemece de kabul edilen olayda, bir hakkın kullanılması söz konusu olmadığı gibi, mağdurenin yaşının küçüklüğüne nazaran rızasının fiili hukuka uygun hale getirmeyeceği ve sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK.nın 109/1. maddesindeki “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçunu oluşturacağı gözetilmeden mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçelerle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.