YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/13488
KARAR NO : 2011/3060
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
Çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan (4 kez) mahkûmiyetine dair Mihalıççık Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2009 gün ve 2009/83 Esas, 2009/104 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan mağdureler … ve … haklarında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı tarafından tanzim olunan 21.07.2009 gün, Psk/529-530 sayılı raporlarda olay sebebiyle ruh sağlıklarının bozulduğunun belirtilmesi, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 23.07.2009 gün ve 390-391 sayılı raporlarda ise beden ve ruh sağlıklarının bozulmadığının ifade edilmesi karşısında; adları geçen mağdurelerin olay nedeniyle beden veya ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan görüş alınarak tespit edilmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği
gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak bunun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.