Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/14882 E. 2013/4115 K. 09.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14882
KARAR NO : 2013/4115
KARAR TARİHİ : 09.04.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …, çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’nın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar … ve … ‘ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07.09.2012 gün ve 2010/5 Esas, 2012/410 Karar sayılı kısmen de re’sen temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olması ve sanıklar … ve … müdafileri tarafından incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 27.03.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye ve ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak sanık … adına gelen Av. … ve Av. …, diğer sanık … adına dosyadaki vekâletnameye dayanarak gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkilleri haklarındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Sanık … müdafii Av. … 3 sayfalık yazılı savunma dilekçesi sundu. Alındı, okundu, dosyasına konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 10.04.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7. maddesinin ihtisas kurullarında görev alacak uzmanların kimlerden oluşacağını düzenlediği, buna göre Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun bir başkan, iki adli tıp uzmanı olmak üzere ayrıca çeşitli dallarda yedi ayrı uzmandan oluşacağının belirlendiği, İhtisas Kurulunun çalışma esaslarının ise aynı Kanunun 23. maddesinde düzenlendiği, İhtisas Kurullarının başkanın başkanlığında işin niteliğine göre en az dört üye ile toplanmasının yeterli olup, 28.02.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun raporunu düzenleyenler arasında işin uzmanı çocuk ve ergen psikyatristi ve bir adli tıp uzmanının da bulunduğu heyetin oluşumunun kanuna uygun olup raporların düzenlenmesi esnasında heyette iki adli tıp uzmanının bulunmasının zorunlu olmaması nedeni ile tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Oluş ve kabule göre, sanıklar … ve … hakkında beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan ceza belirlenirken, sanıklar … ve … ‘nin mağdureye yönelik eylemlerini birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanunun 103/1. maddesi uyarınca belirlenen cezadan 103/3. maddesi uyarınca artırım yapılmadan aynı Kanunun 103/4. maddesi uyarınca artırım yapılması ve bunun üzerine 43/1. madde gereğince 103/6. madde ile belirlenen cezaya ilave edilecek artırım miktarının eksik belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık … hakkında gerekçe kısmında açıklandığı halde uygulama kısmında 5237 sayılı Kanunun 103/1. maddesine göre belirlenen cezadan 103/4. madde gereğince artırım yapılmadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca 103/6. maddeye göre belirlenen cezaya ilave edilecek ceza, 103/4. madde ile arttırım yapılmış hali esas alınarak belirlenmesi karşısında, bu durum mahallinde ikmal edilebilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ve sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinde yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 109/2, 3-b-f, 5. madde/fıkraları uyarınca belirlenen 6 yıl 18 ay hapis cezasından aynı Kanunun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması sonucu 4 yıl 12 ay hapis cezası verilmesi gerekirken 5 yıl hapis cezası verilerek yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki sonuç cezanın 4 yıl 12 ay hapis cezası olarak düzeltilerek sair yönleri usûl ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükmün incelenmesine gelince;
Mağdurenin soruşturmada, sanığın kendisini evine götürdükten sonra zorla pantolonunu aşağı indirerek cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmesine rağmen yargılamada ise elbiselerini zorla çıkardıktan sonra cinsel organını kendi cinsel organına sürttüğünü ifade etmesi karşısında, her ne kadar mağdurede kronik fiili livata bulguları belirlenmişse de mağdurenin dosyaya yansıyan belgelerden de anlaşıldığı gibi benzer eylemlere maruz kaldığı, sanığın aşamalarda istikrarlı olarak suçu inkar ettiği, eylemin nitelikli halinin şüphede kaldığı anlaşılmakla eylemin TCK.nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları yerinde görülmüş olduğundan re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
09.04.2013 tarihinde verilen işbu karar 10.04.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık … müdafii Servet …’in yüzüne karşı, diğer sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.