YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4216
KARAR NO : 2012/5292
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine ve sanık …’ın ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyeti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.06.2008 gün ve 2007/196 Esas, 2008/172 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin ilk olarak sanık …’la ilgili olayı anlattığı 17.06.2007 tarihli kolluk ifadesi ve sanık …’ın savunması karşısında adı geçen sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuyla ilgili olarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Resmî bir kurumda doğmadığı dosya kapsamından anlaşılan mağdurenin, kayden 30.12.1991 doğumlu olup kovuşturma evresinde mahkeme yazısına istinaden Ankara Numune Hastanesi bünyesinde oluşturulan ve içinde radyoloji uzmanının bulunmadığı kurulca düzenlenen 07.12.2007 günlü, 25670 sayılı rapora göre yaşının 15 yaş ile uyumlu olduğunun bildirilmesi karşısında suç niteliğine etkisi nazara alınarak mağdurenin yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra suç niteliğinin ve sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;Sanık …’ın suç tarihinde 15 yaşını bitirmeyen mağdureyi aynı suç işleme kararı kapsamında 14.06.2007 gecesi ve 15.06.2007 gecesi cinsel amaçla işyerinde tutmak suretiyle hürriyetini kısıtladığı, mağdurenin mümeyyiz olsa dahi, yaşı itibarıyla rızasının hukuken geçerli olmadığı, sanığın eyleminin TCK.nın 109/1-3f-5. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşıldığı halde anılan madde ile cezalandırılması yerine yazılı gerekçelerle beraetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.