Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12634 E. 2022/76 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12634
KARAR NO : 2022/76
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

1) Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafisi, sanık … ve sanık … müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının 22.05.2006 – 30.05.2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık … müdafisi, sanık … ile sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2) Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafisi, sanık … ve sanık … müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıkların iştirak halinde hareket ederek, kurdukları paravan şirket kapsamında faaliyette bulundukları sırada, katılanlara ait “scala matbaacılık” firmasıyla 15.000 adet turizm katoloğu basılması karşılığında yapılacak olan iş bedeli için sanık … tarafından taklit imza ile imzalanmış 1 adet 30.05.2006 tarih ve 15.000 bedelli çek ile daha önceden sanık … tarafından imzalanmış 20.05.2006 tarih ve 23.600 TL bedelli çek verdikleri, sanıkların ödeme yapma düşüncesi olmaksızın vermiş oldukları suça konu çeklerin katılanlarca bankaya ibrazında karşılıklarının çıkmadığı, iddia ve kabul edilen olayda; katılan … …’ın kovuşturma aşamasında ”Sözleşme yaptığımızda sanık … ve ….. bir aradaydılar. Önce sözleşmeyi imzaladık. Şirketin güvenilir olup, olmadığını araştırıp, sorduk. Daha sonra da iki ayrı kez çekleri almaya gittik. Aralarda birer hafta ya da 15’er gün gibi zaman aralığı vardı. Her gittiğimde sanıklar… ve … bir aradaydılar. Çeklerden birisini sanık … doldurdu, bir tanesini de sanık … doldurdu ancak çeklerin bir tanesini… içerideki bir odaya götürüp imzalayıp getirdi. ” şeklinde beyanda bulunmasına karşın suça konu çekler üzerinde yapılan kriminal incelemede keşideci imzalarının şirket yetkilisi sanık ……. ait olduğunun tespit edildiği, sanık …’nın da çeklerdeki keşideci imzalarını kendisinin attığını beyan ettiği, sanık …’ın da soruşturma aşamasındaki 05/01/2009 tarihli ifadesinde ve kovuşturma aşamasındaki 16/09/2011 tarihli savunmasında ”… Türkiye İş Bankası ….. şubesinden iş için 170.000 YTL kredi kullandı ve bu krediyi ödedi, ayrıca 50 yaprak aynı bankadan çek aldı ve bu çeklerin 17 sini banka istemeden iade etti, geriye kalan birçok çekini ödedi, sadece birkaç tane ödeyemediği çekler kaldı, dolandırıcı olan bi firma bu işlemlerin hiçbirini yapmaz..” şeklinde savunma yaptığı, sanık …..’ın ise “sanık …’ı hiçbir şekilde tanımadığını, sanık …’i de ofisinin bulunduğu, ….. Sok. …. … Giriş Katta ofisi bulunması nedeniyle tanıdığını, bir gün kendisine kataloğ yaptırmak istediğini söylediğini, müştekilerin telefonlarını sanık …’e verdiğini, sanık …’in de müştekilerle sözleşme yaptığını, çağırdığında yanlarına gittiğini, sanık … ile müşteki ….’nun anlaşmış olduklarını, diğer müşteki ….’ı hiç görmediğini, iş karşılığı aldıkları çekin karşılıksız çıkması üzerine müşteki……’nun kendisini aradığını, sanık …’e ulaşamadığını söylediğini kendisinin de sanık …’e ulaşamadığını söylediğini, sanık …’in bu kataloğların kargo ile dağıtım işlerini kendisine vermeyi düşündüğünü ancak vermediğini, kuzeninin yaptığı tasarım nedeniyle 3.500 TL alacağını da alamadığını, müştekilerin katalogları ofisine getirip teslim etmediklerini” savunma yaptığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;
a) Sanık …’nın yetkilisi olduğu…..İç ve Dış Tic. Ltd. şirketi ile katılanların yetkilisi olduğu …..Matbaacılık Reklam ve Promosyon Hizmetleri şirketi arasında imzalanan sözleşme aslı temin edilerek ……İç ve Dış Tic. Ltd şirketi adına atılan imzanın sanıklar …, … ve …’a aidiyeti hususunda kriminal inceleme yaptırılması,
b) Yapılan sözleşme uyarınca katılanların yetkilisi olduğu …..Matbaacılık Reklam ve Promosyon Hizmetleri şirketi tarafından bastırılan turizm kataloglarının kime teslim edildiklerine ilişkin araştırma yapılması, buna ilişkin teslim tesellüm belgelerinin temin edilmesi,
c) ….. İç ve Dış Tic. Ltd şirketi adına suça konu çekler dışında şirket yetkilisi sanık … tarafından keşide edilen ve ödenen çekler olup olmadığının ilgili banka şubesinden sorulmak suretiyle araştırılması, var ise ödenen çek asıllarının temin edilerek keşideci imzalarının aidiyeti hususunda kriminal inceleme yaptırılarak suça konu çekler ile karşılaştırılması,
d) …. İç ve Dış Tic. Ltd şirketine ait 17 adet boş çek yaprağının banka şubesine iade edilip edilmediği, iade edilmiş ise kimin tarafından hangi nedenle iade edildiğinin ilgili banka şubesinden sorulması,
e) Sanık …’nın yetkilisi olduğu ….. İç ve Dış Tic. Ltd Şti.’ye ait muhasebe kayıtları, defter ve belgeler, banka hesapları ile bütün banka kayıtlarının temin edilerek uzman bir bilirkişiye tevdii ile şirketin paravan olarak kurulup kurulmadığı, suç tarihlerinde aktif bir ticari faaliyetinin bulnup bulunmadığı hususunda rapor alınması,
Sonucuna göre sanıkların dolandırıcılık kastı ile ile hareket edip etmedikleri belirlenerek, hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden yalnızca vergi dairesinden temin edilen belgeler ile sınırlı olarak yapılan bilirkişi incelemesi ve raporu esas alınarak mahkumiyet hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafisi, sanık … ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.