YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16086
KARAR NO : 2011/714
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.03.2008 gün ve 2007/844 Esas, 2008/253 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilip, aynı Mahkemenin 25.05.2009 gün ve 2007/844 Esas, 2008/253 sayılı Ek Kararla temyiz talebinin reddi üzerine bu hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece verilen 27.03.2008 gün ve 2007/844 Esas, 2008/253 Karar sayılı hükmün son fıkrasında, sanık için temyiz süresinin Anayasa’nın 40/2 ve CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcının yanılgıya sebebiyet verecek şekilde gösterildiğinden, aynı Kanunun 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde sanığın kusurunun bulunmadığı nazara alınarak, sanık müdafiin 05.05.2009 havale tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek, mahkemenin 25.05.2009 gün ve 2007/844 esas 2008/253 Ek Karar sayılı temyiz red kararı kaldırılarak gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin temyiz dilekçesine ekli Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 09.03.2007 tarih ve 4863 sayılı sağlık kurulu rapor suretinde, sanığın psikiyatrik bozukluk ile malül olduğu belirtilmesi karşısında suç tarihi itibari ile ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının araştırılmaması,
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda terar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.