YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4442
KARAR NO : 2022/221
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın, Düzce Atatürk Devlet Hastanesinde ortopedi doktoru olarak görev yaptığı, katılanın sol kalçasındaki kireçlenme nedeniyle onu ameliyat ettiği, ancak katılanın, sol bacağında şişme ve morarma meydana gelmesi nedeniyle doktor olan sanığın kendisiyle ilgilenmediği ve doktor hatasından kaynaklı bu şişlik ve morarmanın meydana geldiğini belirterek hakkında şikayette bulunduğu, Sağlık Bakanlığı tarafından olayla ilgili olarak yapılan incelemede; katılan …’a ait tıbbi müşahede ve muayene kağıdı, tedavi defteri, hasta tabelası üzerinde değişiklikler yapıldığı ve uygulanmayan ilaç tedavisi uygulanmış gibi söz konusu belgelere eklemeler yapıldığının belirtildiği ve sanığın bu şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 07/02/2014 tarihli raporunda; “ hastanın yaşının genç olması, erken mobilize edileceğinin düşünülmesi, ameliyatının özelliği ve ilk ameliyatı olması gibi sebeplerin de hastayı derin ven trombozu gelişme riski açısından yüksek riskli gruba sokmadığı, ortopedi literatüründe bu tür hastalarda sadece erken mobilizasyon, varis çorabı kullanımı gibi mekanik profilaksiyi önerip düşük molekül ağırlıklı heparin kullanmayı önermeyen ekoller de mevcut olup hastaya postoperatif dönemde düşük molekül ağırlıklı heparin verilmemiş olmasının da tıbbi hata olarak değerlendirelemeyeceği, bu duruma göre kişinin ameliyatı ve postoperatif tedavisi yönünden Dr. …’in eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle ilgili hekime atfı kabil bir kusur tespit edilemediği oy birliği ile mütalaa olunur” şeklinde görüş bildirildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulu tarafından hazırlanan 17/12/2015 tarihli raporda da; “ ortopedik cerrahide DVT (derin ven trombozu) nin, postoperatif dönemde beklenen bir komplikasyon olduğu, bu nedenle hastaların DVT ve profilaksinin komplikasyonu olan kanama riskleri açısından yüksek-düşük-orta riskli gibi sınıflamalara tabi tutulduğu ve buna göre profilaksi şekline karar verildiği, 46 yaşında, ek sistemik hastalığı olmayan, obezite olmayan, revizyon cerrahisi olmayan, erken mobilize edilebilen hastanın güncel AAOS ( American Academy of Orthopaedic Surgeons) 2013 kılavuzuna ve ACCP ( American Collefe of Clinical Pharmacy) 2014/9. kılavuzuna göre; DVT açısından orta, kanama açısından düşük risk grubuna girdiği, bu tip olgularda profilakside Heparin, oral antikoagülanlar, LMWHler, Coumadin, Aspirin mekanik profilaksi cihazlarının ( uyluk ve crus DVT pompaları) herhangi birinin kullanılabildiği, bu duruma göre kişinin ameliyatı ve ameliyat sonrası tedavisi yönünden Op. Dr. …’in eylemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu, ilgili hekime atfı kabil kusur tespit edilemediği oy çokluğu ile mütalaa olunur” şeklinde görüş bildirildiği değerlendirildiğinde sanığın belgeler üzerine sonradan eklemeler yapmasının “faydasız sahtecilik” kapsamında kaldığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.01.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI GÖRÜŞ (2021/4442 Esas)
Sayın Çoğunluğun; Sanığın katılana uyguladığı tedavi sırasında kullanılmayan ilacı kullanılmış gibi göstererek hakkındaki cezai ve hukuki takibattan kurtulmak amacıyla tıbbi müşahede ve muayene kağıdı, tedavi defteri, hasta tabelası ve epikriz raporu üzerinde sonradan yaptığı değişikliklerin faydasız sahtecilik olduğu yönündeki düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır.
Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş farklılığı, tedavi sırasında düzenlenen ve resmi belge niteliğinde bulunan bir kısım evrakta gerçeğe aykırı olarak yapılan ilavelerin faydasız sahtecilik olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususuna ilişkindir.
Kamu davasına konu olan olay; Düzce Atatürk Develet Hastanesinde Ortopedi Uzmanı olarak görev yapan sanığın, katılan …’ın sol kaçasındaki kireçlenme nedeniyle gerçekleştirdiği ameliyat sonrasında gelişen komplikasyondan sonra ameliyatla sonuçlanan ilk tedavi sürecinde ‘….’ isimli ilacı hiç uygulamadığı halde uygulanmış gibi hasta tabelasına ve ortopedi bölümü tedavi defterinin 10, 11, 12, 13, 14 ve 15/01/2008 tarihli bölümlerine sonradan eklediği, epikiriz raporunu değiştirerek tedavi sürecini farklı göstermeye çalıştığı, yine katılana ait tıbbi müşahede ve muayene kağıdının ikinci sayfasının sonuna “Ameliyata ait riskler anlatıldı, emboli riski olduğu, enfeksiyon riski ve yapılacak yüzeysel artroplasti ameliyatını biliyorum.” ibarelerini sonradan eklediği iddiasına ilişkindir.
Mevcut olayda; sanık doktorun tedavi sırasında kullanılmayan ilacı hasta tabelası ve ortopedi bölümü tedavi defterinde kullanılmış gibi eklediği ve yine epikriz raporu ile tıbbi müşahede ve muayene kağıdına ilaveler yaptığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
Sayın çoğunluk; katılanın ameliyatı ve ameliyat sonrası tedavisi yönünden sanık doktora atfedilecek bir kusur bulunmadığı yolundaki Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi raporu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Genel Kurulunun oy çokluğu ile verdiği rapor dikkate alındığında eylemin faydasız sahtecilik olduğunu kabul etmişse de bu kabul yerinde değildir. Tedavi sürecinde sanığa kusur atfedilemeyeceğine dair rapor içerikleri taksirle yaralama suçu yönünden dikkate alınabilecek bir durumdur. Sanık tedavi sonrası hakkında yapılabilecek hukuki ve cezai takibattan kurtulma amacına matuf sahtecilik eylemini gerçekleştirmiştir. Bu nedenle eylemi faydasız sahtecilik olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemenin sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu yönündeki kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından Sayın Çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmamız mümkün olmamıştır. 12.01.2021