YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12256
KARAR NO : 2012/13373
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.04.2012 gün ve 2009/79 Esas, 2012/114 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş ve sanık müdafiince duruşmalı inceleme yapılması talep edilmiş olduğundan, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçları yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlere ilişkin dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 19.12.2012 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki görevlendirmeye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında mağdure …’e karşı işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçlarıyla ilgili olarak DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 26.12.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece yapılan yargılama sırasında sevk edildiği Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 29.04.2011 günlü, 1785 sayılı raporda 10.08.2006- 10.10.2006 sonrası ile 29.10.2009 tarihlerinde yaşadığı olay nedeniyle travma sonrası kişilik değişikliği gelişen mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi ve dosya içeriğine göre sanığın çocuğun basit cinsel istismarı eylemlerini gerçekleştirdiği ilk dönemde 16 yaşında olan mağdurenin bu arada bir şahısla evlenip İzmir’e taşınmasının ardından araya giren fiili kesinti sonrası eşinden boşanarak babası olan sanığın evine dönmesi üzerine bu aşamada başlayıp 29.10.2009 tarihine kadar devam eden ikinci dönemde reşit olup maruz kaldığı nitelikli cinsel saldırı eylemleri göz önüne alınıp raporda belirtilen suç tarihlerinin ikinci döneme ait bulunması karşısında, sanığın süregelen fiili bütün halinde değerlendirilerek anılan rapor uyarınca hakkında TCK.nın 102/2-3c maddesi gereğince belirlenen cezayla ilgili olarak 102/5. maddenin tatbik edilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı Kanunun 103/2-3. maddesine göre belirlenen cezada 103/6. maddenin uygulanması suretiyle cezanın fazla tayini,
Sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinde yer alan velâyet hakkını kötüye kullanmak suretiyle kızına karşı atılı suçları işlediği halde, cezanın infazından sonra başlamak üzere aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanık müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
20.12.2012 tarihinde verilen işbu karar 26.12.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.