YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/42506
KARAR NO : 2022/267
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1)Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, katılanın babasının kısıtlanıp vesayet altına alınması ve piyasaya olan borçlarının ödenmesi amacıyla katılanın vekilliği görevini üstlendiği, katılan tarafından kendisine gönderilen paraları alacaklılara ödemeyerek ya da eksik ödeyerek uhdesinde tuttuğu, bu suretle atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; taraflar arasında vekaletnameden kaynaklı hizmet ilişkisinin bulunması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyete hükmolunması,
2)Kabule göre de; sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmememesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisi, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısınının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.