YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14741
KARAR NO : 2012/13851
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından (2 kez) ve cinsel taciz suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine, cinsel taciz suçundan ise beraatine dair Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.01.2012 gün ve 2010/295 Esas, 2012/22 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin samimi anlatımları, müşteki ablası …’ın beyanları ve tüm dosya içeriğinden 2009 yılı yaz aylarında sanığın zincirleme biçimde mağdureye yönelik basit cinsel istismar eylemlerini mağdurenin başka kişilerle cinsel ilişkiye girdiğine dair etrafa şayia yayacağı tehdidiyle gerçekleştirdiği anlaşıldığı halde TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini.
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24 Ağustos 2011 günlü raporunda mağdurenin 2009 yılı yaz aylarında gerçekleşen olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu bildirildiği halde cezasının TCK.nın 103/6. maddesiyle artırılmaması.
Sanığın, nüfus kaydına göre mağdurenin 15 yaşını bitirmesinden sonra, 2010 yılı Haziran ayında ayrı bir suç işleme kararı ile işlediği çocuğun basit cinsel istismarı suçu ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumundan bu olaya ilişkin olarak da açıkça mağdurenin ruh sağlığınının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınması gerektiği gözetilmeden, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 24 Ağustos 2011 günlü raporunda 2009 yılı yaz aylarına ilişkin olayla ilgili olarak mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu bildirildiği halde, 2010 yılı Haziran ayında işlenen bu suçtan dolayı da TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanması,Mağdurenin samimi anlatımları, müştekinin bu anlatımı teyid eden beyanı ve tüm dosya içeriğinden 2010 yılı yaz aylarında bir suç işleme kararının icrası kapsamında kısa fasılalarla değişik zamanlarda sanığın mağdureye penisini göstererek, taciz içeren sözler de sarfettiğinin anlaşılması karşısında kanıtlanan bu eyleminin zincirleme biçimde cinsel taciz suçunu oluştuğu gözetilerek sanığın bu suçtan da mahkûmiyeti gerektiği halde beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden reddiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.