Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8151 E. 2021/11185 K. 11.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8151
KARAR NO : 2021/11185
KARAR TARİHİ : 11.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ve mahkemenin karşı görevsizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan … mevkii eski 522 parsel sayılı 30.600 m2 yüzölçümündeki tarla (yeni 157 ada 1 parsel 30.449,32 m2 miktarında tarla) vasfındaki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hazine adına tespit edildikten sonra, itirazlar üzerine hükmen 06.05.1966 tarihinde davalılar adına tescil edilmiş ve bilahare 28.10.2014 tarihinde 3402 sayılı Kanun’un 22/A maddesi gereğince davalılar adına tescil edilmiştir.
Davacı … İdaresi vekili, … İli … İlçesi … Köyünde 3402 sayılı Kanun’un 22-A maddesi uyarınca yapılan çalışmanın ve bu çalışma kapsamında 157 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar lehine yapılan tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Bir kısım davalılar davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini; bir kısım davalılar ise taşınmazla ilgileri olmadığından hasımlıktan çıkarılarak tüm giderlerin karşı tarafa yükletilmesini; dahili davalı … ise, davanın reddini savunmuştur.
Dava ilk olarak Kastamonu Kadastro Mahkemesinde açılmış olup Mahkemece, “davacı … idaresinin 22/A çalışmasından sonra askı ilan süresi içerisinde dava konusu taşınmaza ilişkin mülkiyet iddiasında bulunduğu, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını canlandırmak ve çözmek olmadığı” gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine temyiz edilmeksizin kesinleşerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Bu defa Tosya Asliye Hukuk Mahkemesince, “dava konusu yerde 3402 sayılı Kanun’un 22/A maddesi uyarınca uygulama çalışması yapıldığından, dava da uygulama kadastrosunun askı süresi içinde açıldığından davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait bulunduğu” gerekçesiyle, mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK’nin 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine ve mahkemenin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde çıkan görev uyuşmazlığının giderilmesi için Yargıtay’a gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu işlemine karşı itiraz süresi içinde açılan, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin olarak askı ilân tarihleri içinde açılacak davalarda, 3402 sayılı Kanun’un 25 ve 26. maddeleri uyarınca kadastro mahkemesi görevli ve yetkilidir. Tapulama ve Kadastro Paftalarını Yenileme Yönetmeliğinin 13. maddesi gereğince “Yenileme çalışmaları, en az bir mevki veya ada biriminde olmak üzere; teknik sebeplerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen paftaların yeniden düzenlenmesi hizmetlerini kapsar. Yenileme çalışmalarının yapıldığı tarihteki ada ve mevkiler esas alınır. Mülkiyet ve mülkiyetle ilgili haklar ile parselasyon, arazi toplulaştırması,ıslah, imar, sulama alanlarında arsa ve arazi düzenlemesi ve köy yerleşim haritaları yenileme kapsamı dışındadır.”
Somut olaya gelince; dava, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmalara karşı askı ilân süresi içinde açıldığından, 3402 sayılı Kanun’un 25 ve 26. maddeleri uyarınca davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Ancak, kadastro mahkemesinin görevi, teknik çalışmaları kapsayan yenileme işleminin kanuna ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığını belirlemek ve sadece bu konuda davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir. Kadastro mahkemesinde 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesine ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılmasına itiraz davalarında, tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz. Dava, temyize konu parselin yenilenmesi sırasında hata yapıldığı talebiyle birlikte, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile davalıya ait tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemini de kapsamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle eldeki askı ilân süresi içinde açılan 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi kapsamında yapılan çalışmalara itiraz istemine ilişkin davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu düşünülerek, bu talep yönünden dava dosyasının tefriki ile görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın görevli kadastro mahkemesine gönderilmesi, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, davalıların tapusunun iptali ve tescili istemiyle açılan davanın elde tutularak Kadastro Mahkemesince 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi kapsamında yapılan çalışmalara itiraza ilişkin davanın esası hakkında karar verilmesinin beklenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-3 bendi gereğince karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 11.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.