YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17987
KARAR NO : 2013/359
KARAR TARİHİ : 15.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel kıyafetleri usulsüz kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanaığını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hakeretler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kulanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazarar alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, üzerinde üst teğmen üniforması olduğu halde şikayetçinin işletmekte olduğu benzin istasyonuna giderek kendisini ilçeye geçici görevle gelen üst teğmen olarak tanıttıktan sonra,aracına benzin almak istediğini, kredi kartının hesap kesim tarihinin ertesi gün olduğunu, ertesi sabah gelerek kredi kartından ödeme yapabileceğini söyleyip şikayetçiyi bu konuda ikna ederek aracına benzin alıp petrolden uzaklaştığı olayda dolandırıcılık ve özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanmak suçlarının oluştuğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağı gözetilmeksizin, birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün tekerrür uygulamasına ilişkin bendinin çıkartılarak yerine “… 16.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/11/2005 tarih 2004/1282 esas ve 2005/1115 karar sayılı hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükümün tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından iki suçtan verilen cezalarının 5237 Sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” bendi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANAMASINA, 15.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.