YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1022
KARAR NO : 2011/5657
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
Irza geçme ve kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonuunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2006 gün ve 2003/181 Esas, 2006/418 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesi kapsamında mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda rapor alınmamışsa da, 5237 sayılı Kanunun 103/6. maddesinin uygulanması halinde, 5237 sayılı Kanun sanık aleyhine olacağından ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun ile 765 sayılı Kanunun olaya ilişkin hükümlerinin kıyaslanmasında, 5237 sayılı Kanunun açıkça sanık lehine olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede 5237 sayılı Kanun ile 765 sayılı Kanunun ayrı ayrı uygulanıp lehe olan yasanın denetime elverişli şekilde kararda gösterilmesi gerektiği şeklindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın suç tarihindeki yaşı ve hakkında hükmedilen ceza miktarı nazara alındığında hüküm tarihi itibariyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.
maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.