YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13922
KARAR NO : 2013/19717
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2011 gün ve 2011/39-2012/75 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.05.2013 gün ve 2012/8290-2013/8922 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup, 14/80 oranında pay sahibi olduğunu, ortaklardan muris anne …’nın ölümünün ardından davalı şirketin 31/12/2007 tarihinde bir genel kurul toplantısı yaptığının öğrenildiğini, TTK 370. madde uyarınca merasimsiz toplanan söz konusu genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetvelinin gerçek pay ve paydaş durumunu yansıtmadığı gibi, bunlarda yer alan müvekkili imzalarının tamamının sahte olduğunu ileri sürerek 31/12/2007 tarihli genel kurul kararı ile bu genel kurul toplantısında belirlenen yönetim kurulu üyelerince alınan 01/01/2008 tarihli yönetim kurulu kararlarının yokluğu ile müvekkilinin paylarının tespitine, pay defterindeki usulsüz kayıtların terkinine, ikinci pay defterinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asli müdahil vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu paydaşlarından olduğunu, … tarafından yasaya aykırı olarak düzenlenen sahte pay defterinde kurucu pay miktarının ve oranının azaltıldığını ileri sürerek Beyoğlu 19 Noterliği’nin 06/01/2009 tarih ve 217 yevmiye numarası ile tasdik ettirilen sahte pay defterinin iptaline, orjinal pay defterindeki usulsüz ve gerçek dışı kayıtların terkinine, davalı şirketin gerçek pay sahipleri ile pay oranlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Feri müdahil vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı şirket temsilcisinin ve fer’i müdahil vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı şirket vekili ve katılma yolu ile davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Davacı vekilinin katılma yolu ile karar düzeltme istemine gelince, karar düzeltmeye konu mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmediği, davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilen kararın Dairemizce onandığı, bu durumda karar düzeltme isteminde bulunan davacı yönünden mahkemece verilen karar kesinleşmiş olmakla kararı temyiz etmeyen taraf kesinleşmiş karara karşı karar düzeltme isteminde bulunamayacağından davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketten alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.