YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3273
KARAR NO : 2013/19619
KARAR TARİHİ : 05.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 tarih ve 2010/302-2012/1047 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından “İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle” sigortalı olduğunu, müvekkilinin işçisinin geçirdiği iş kazası nedeniyle müvekkili aleyhine maddi tazminat davası açtığını, mahkemece, 9.557,12TL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verildiğini, işçinin ilamı takibe koyduğunu, müvekkilinin 14.100,00TL’yi banka havalesi yoluyla icra dosyasına yatırdığını, davalının müvekkiline poliçe kampsamında ödeme yapmaması üzerine hakkında icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı sigortalı hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmamasına rağmen müvekkilinin açık muvaffakati olmadan tazminat ödemesinde bulunarak İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 9. maddesine aykırı davrandığını, davacının 5 günlük ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediğinden sigorta haklarını kaybettiğini, SGK’nın sağladığı yardımların tazminattan düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İş Mahkemesinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödenen geçici iş görememezlik ödeneği, peşin sermaye değerinin hesaplanarak tenzil edildiği, ilamlı takip sonucu ödenen 14.100,00 TL’nin işveren sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında olduğu, davacının ihbar mükellefiyetine uyuduğu, davalı … şirketinin takip öncesi BK 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın 14.100,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin 14.100,00TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, 14.100,00 TL asıl alacak üzerinden % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delilerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davaılı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, işveren sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, rücu talebine konu alacak mahkeme ilamına dayandığından alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmişir.
Davacı sigortalının işyerinde iş kazası neticesi yaralanan işçiye yaptığı ödeme ilamlı takibe dayanmakta ve davacı tarafından yapılan bu ödemenin davalı sigortadan tahsili istenmekte ise de, icra takibine konu alacak tazminat niteliğinde olup, takip tarihi itibariyle iş kazasına konu tazminat kararı henüz kesinleşmediğinden, davalı … için takip tarihi itibariyle alacak likit değildir. Bu durumda, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.