Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14977 E. 2013/19794 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14977
KARAR NO : 2013/19794
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk (Ümraniye 1. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2011/415-2012/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılar aleyhine resmi rücu belgesine dayanarak ilamsız icra takibi yaptığını, davalıların haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile müvekkilinin davalıların mali müşavirliğini yaptığını, takip dayanağı senetlerin davalılar tarafından vermiş olduğu bu hizmete ilişkin olarak yapılan müşavirlik sözleşmelerinin borcuna istinaden verildiğini, takip dayanağının mücerret borç ikrarını içeren senetler olduğunu, zamanaşımına uğramış olsa bile delil başlangıcı sayılarak her türlü delille ispat edilebileceğini, zira ortada temel borç ilişkisinden doğan bir alacak olduğunu, bu sebeple kambiyo ilişkisine dayalı müracaat hakkının düşmesi durumunda asıl borç ilişkisinin zamanaşımının uygulanacağını ileri sürerek, davalının icra takibinde yer alan asıl borç miktarının tamamına yönelik haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline ve takibin devamına veya 131.792,41 TL alacağın takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rücu belgesinin alındığı icra takibinin hem zamanaşımı hem de senet protestosuz olduğu için müvekkili … bakımından ayrı ayrı iptal edilmiş olup, söz konusu dosyada müvekkilinin borçlu sıfatının kalmadığını, ayrıca takibe konu senet davacı bakımından da zamanaşımına uğradığı halde, davacının takibi iptal ettirmediği gibi, takipten sonra da icranın geri bırakılması talebinde bulunmadığını, ortada gerçek bir ödeme olmayıp, rücu belgesinin de İİK’nın 68/1. maddesinde sayılı belgelerden olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının senede dayalı olarak yapılan icra takibi sırasında borcu hamile ödediği, ödeme dolayısı ile rücu belgesi aldığı, keşideci Ekşioğlu Yer Döşemeleri ve Maden San. ve Tic. A.Ş. ile kendisinden önceki ciranta …’nu yapmış olduğu ödemeden dolayı icraya verdiği, takip dayanağının mücerret borç ikrarını içeren senetler olmasına rağmen, her iki borçlunun da ödeme emrine itiraz ettikleri iddiası ile açılan davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, 6.4.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davasını temel ilişkiye dayalı alacak davası haline dönüştürdüğüne göre, mahkemece taraflar arasında temel ilişki bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa temel ilişki için öngörülen zamanaşımı süresi nazara alınarak, davalı tarafın zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi gerekirken, bonoya ilişkin zamanaşımı süresi göz önüne alınarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.