Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/3212 E. 2013/19628 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3212
KARAR NO : 2013/19628
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.12.2012 tarih ve 2012/333-2012/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı şirketin %75 ortağı olduğunu, müvekkili şirket dışından şiketi temsil ve ilzama yetkili müdürü olarak atanan davalı … ‘nun davalı şirketin ortaklarından olan diğer davalı …’ın kızı olduğunu, davalı şirket müdürünün, müdür olarak atandığı tarihten itibaren müvekkili şirketi zarara uğratacak eylem ve davranışlarda bulunduğunu, ağır ihmallerinin söz konusu olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirket aleyhine oluşan zarar ve ziyanın tespiti ile şimdilik 50.000,00 TL’nin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin verdiği 05.12.2012 havale tarihli dilekçesiyle açtıkları davadan vazgeçtiklerini beyan ettiği gerekçesiyle, davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme ilamı ve davalılar vekilinin temyiz dilekçesi temyiz eden davacı vekiline 11.01.2013 günü tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davacı vekili tarafından gerek HUMK’nun 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK’nun 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 03.01.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK’un 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece, davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar verildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi uyarınca dellilerin toplanmasına ilişkin ara kararın gereği yerine getirilmeden önce vazgeçme gerçekleştiğinden davalılar yararına nisbi vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalılar yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmekte ise de; yapılan yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşılmakla HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile (HÜKÜM) fıkrasının üçüncü paragrafındaki “1.200 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine” ibaresi çıkartılarak yerine “2.875,00TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.